| Hoşgeldin Ziyaretçi | Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız. | | Forum İstatistikleri | » Üye Sayısı: 3,947 » En Son Üyemiz: Mehmetpnrc » Konu Sayısı: 5,559 » Mesaj Sayısı: 75,587
Tam İstatistik | | En Son Konular | Merhabalar :) yazar madanadam Dün, Saat: 20:10 | Tanışma yazar ewrature Dün, Saat: 19:11 | Subaru impreza GT modelle... yazar Chefkaya Dün, Saat: 14:29 | LEVORG - Bakım Malzemeler... yazar frknbayram 24-06-2026, Saat: 10:46 | 2003-2008 Subaru Forester... yazar sea 23-06-2026, Saat: 14:47 | Trakya ve İstanbul Avrupa... yazar silvershadow 14-06-2026, Saat: 20:52 | 2007 Subaru Outback 3.0R ... yazar Slovan 12-06-2026, Saat: 20:38 | Levorg Almayı Düşünüyorum... yazar frtzencir 12-06-2026, Saat: 18:35 | Forester V (SK) çeki demi... yazar seckinforester 11-06-2026, Saat: 16:34 | Satılık Thule Atkı ve Bis... yazar proeiffel 07-06-2026, Saat: 20:38 | Gevşemiş Ayna Camı yazar Crosstrek 03-06-2026, Saat: 23:33 | 2023 XV 1.600 devirde gel... yazar madanadam 24-05-2026, Saat: 22:22 | Subaru Legacy OEM ekran h... yazar Slovan 19-05-2026, Saat: 22:57 | Aramızda Ford Ustası Var ... yazar Kyron 18-05-2026, Saat: 13:35 | Arka Oksijen Sensörü Kand... yazar yENicERiOttomaNs 16-05-2026, Saat: 15:56 | Froster yazar Xgencx 14-05-2026, Saat: 22:27 | Subaru Forester 2010 2.0 ... yazar bahcekapilieren 11-05-2026, Saat: 23:25 | Hibrit Aracımda (Forester... yazar huseyinserdar 01-05-2026, Saat: 00:03 | | | | Subaru Outback 3.0 H6 İncelemesi | | Gönderen: Cihan - 14-03-2018, Saat: 00:03 - Forum: İnceleme ve Kullanıcı Yorumları - Cevaplar (12) |  | Arkadaşlar merhaba. uzun süredir aklımda olan bir konuyu açmak bugüne kısmetmiş.kısaca ve dilimin döndüğü kadarıyla kullanmakta olduğum aracı anlatmaya çalışacağım. 1-)Performans: 2.0 XT den bu araca geçtiğimi hemen herkes biliyor zaten.yazının bazı bölümlerinde birazda karşılaştırma gibi bir yazı olacak.Araç bilindiği üzere 245 hp gücünde.istediğiniz zaman istediğiniz tepkiyi veriyor.burada tabii ki sı-drive özelliğinden bahsetmeden olmaz.intelligent modda nasıl denir tam bir emekli aracı gibi davranıyor.ya da bana öyle geliyor bilemiyorum.gaz tepkimeleri biraz daha sakin ve yavaş diyelim.Sport mod a geçince ki kendisi sürekli kullanmakta olduğum ve en sevdiğim moddur ne çok hızlı ne çok yavaş.yani bana yetiyor diyelim.bu modda aracın gücü ortaya çıkıyor.araç tüm isteklere cevap veriyor.ara hızlanmalar vs.ve tabii ki sportsharp işte o ortadaki düğmeyi o yöne çevirdiğinizde LPG ustamın tabiriyle aracın içinden canavar çıkıyor : n ufak bir gaza müdahalede dahi yani gaza dokununca bile araç kendini öne atmak istiyor.1,5 seneyi geçti aracı alalı ve bu modda kullandığım sayılıdır,çünkü gerçekten zaptetmek zor oluyor.kullanmasam da ayağımın altında bu gücü hissetmek gerçekten insana güven veriyor.tabii ki gücün ayarını kaçırmamak lazım .ne olursa olsun "SÜRAT FELAKETTİR" 2-)Yakıt: Sanırım 3.0 bir araç için en çok merak edilen konulardan biri de bu olsa gerek.arada forumda da paylaşıyorum yakıt değerlerimi.aracı ilk aldığımda benzin ölçümü yapmıştım.istanbul'dan depoyu fulledim ve memlekete gelince tekrar fulledim.litre bazında maalesef hatırlamıyorum ama krş olarak rakam aklımda.benzin 4,48 TL iken 38 krş bir tüketimi oldu benzinde.tabii gelene kadar 120 yi pek geçmediğimide belirteyim.akabinde araca gaz bağladıktan sonra 36 litre bir depo 290-320 km arası mesafe katetmeye başladım.yani kabaca bir hesapla 11,50 ila 12,50 /100 litre tüketime sahip araç.burada foresterın aynı yollarda ve aynı kullanım şartlarında 13 litrenin altına düşmediğini belirteyim.4x4,3.0 litre,6 silindirli bir araç için yakıtının gayet makul olduğunu düşünüyorum.unutmadan İstanbul harici pek uzun yol deneyimim olmadı.uzun yolda 9-10 litrelerin hayal olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. 3-)Konfor: Gelelim en canalıcı noktalardan birine.özellikle burada forester ile aralarında dağlar kadar fark olduğunu belirteyim.öncelikle araçta hemen hemen hiç trim sesi yok.en azından şimdilik cam üçgenleri sağlam olduğundan içeri rüzgar sesi alma olayıda yok.süspansiyonu foresterdan çok daha yumuşak.yani şöyle söyleyeyim yoldaki çukurları çok daha az hissettiriyor.koltuklarda destek yok fakat ortada kolçak olduğu için çokta gerek yok zaten.geniş sunroof,ısıtmalı deri koltuklar zaten subaru nun karakteristik özelliklerinden sayılır.1,86 boyunda olmama ve koltuğu fazlaca geri almama rağmen bugüne kadar arkada oturanlardan bir şikayet duymadım yani arka diz mesafesi de oldukça yeterli.bu arada ön iki koltukta elektrikli ve hafızalı.izolasyonu forestere göre daha iyi.yani yol sesini nispeten içer daha az alıyor diyebilirim.6 lı cdchanger ve yine foresterda olmayan digital klima mevcut araçta.direksiyondan müzik sistemine müdahale edebiliyorsunuz.hız sabitleyicide yine direksiyondan kumanda edilebiliyor.araçta ayrıca foresterde olmayan katlanan ayna özelliğide mevcut.araçta yine foresterda olmayan VDC sistemi ve anlık tüketim dahil gösteren yol bilgisayarı mevcut.ayrıca forestera göre çok daha geniş bir bagaj hacmine sahip.foresterin bagajına yatay olarak sığdıramadığım 4 adet jantı bu aracın bagajına rahatlıkla yatay bir şekilde sığdırdım. 4-)Motor: motor konusuna teknik olarak hakim olmasam da kısaca bahsedeyim.daha önce de belirttiğim gibi araç 245 hp güç üreten 6 silindirli atmosferik bir motora sahip.ve araç inanılmaz sessiz çalışıyor.çok defa kısa süreli in-binlerde çalışan araca marş bastığımı bilirim.ve en önemli motor farklarından biri de aracın trigeri zincir.yani ağır bakım derdi yok gibi.en azından zincirden ses gelmeye başlayana kadar bir diğer gözle görülen özellikte plastik manifolt mevcut araçta. 5-)Şanzıman; aracı çoğu subaru ve kullanmış olduğum foresterdan ayıran en önemli özellkte şanzımanı.araçta çoğu subaru da olduğu gibi 4 ileri değil 5 ileri şanzıman mevcut.aracın yakıtında ve performansında kullanılan bu şanzımanında etkisi olduğunu düşünüyorum.vites aralıklarının daha kısa olması,performans ve ekonomi olarak geri dönüyor bence.birde unutmadan ben pek kullanmasam da F1 viteste mevcut araçta. Kısaca dedim ama biraz uzun oldu kusuruma bakmayın.birkaç foto ekleyerek yazıyı sonlandıralım. ![[Resim: 20171105_160620.jpg]](http://thumb.ibb.co/jCDA9c/20171105_160620.jpg) ![[Resim: IMG_20160709_WA0000.jpg]](http://thumb.ibb.co/iSrxpc/IMG_20160709_WA0000.jpg) ![[Resim: 20171105_162803.jpg]](http://thumb.ibb.co/bX2WFH/20171105_162803.jpg) ![[Resim: 20170830_192457.jpg]](http://thumb.ibb.co/c0ySpc/20170830_192457.jpg) ![[Resim: IMG_20160911_171944.jpg]](http://thumb.ibb.co/jgaU2x/IMG_20160911_171944.jpg) ![[Resim: IMG_20160911_175955.jpg]](http://thumb.ibb.co/cKZNNx/IMG_20160911_175955.jpg) buraya kadar okuma zahmetinde bulunan herkese selam ve saygılarımla.... | | | | Subaru Outback 2.0 TD | | Gönderen: bahcekapiliyavuz - 13-03-2018, Saat: 23:47 - Forum: SATILIK OTOMOBİL - Cevaplar (9) |  | Arkadaşlar severek kullandığım aracımı gayrimenkul yatırımı nedeni ile satmayı düşünüyorum. 3 haftalık bir opsiyonum var. Bu yüzden bu süre içinde satılmazsa zaten satmayacağım. Hakkımızda hayırlısı olsun. İlanı açtığımda (sahibinden.com) buraya linkini koyarım. Öncesinde buradan ilan bilgisini aynen paylaşayım. Fotoğrafları da eklerim. Aracım tek kullanıcı tarafından titizlikle kullanılan içi dışı temiz bir araçtır. Aracın ilk günkü plakası neyse bugünkü plakası da odur. 34 MKM 34 Aracın ön sağ ve ön sol çamurlukta boyası vardır. Başka bir tarafında boya söz konusu değildir. Aracın volant ve baskı balatası 125.000 km'de değişmiştir. Ön ve arka şanzuman ve diferansiyel yağları yüksek performanslı Motul 300V serisi 75w90 yağ kullanılarak 125.000 km'de değiştirilmiştir. Son bakım 135.000 km.de orjinal filtre bakım malzemeleri kullanılarak yapılmıştır. (Yedek yağ filtresi, hava filtresi ve polen filtresi vardır) Aracın lastikleri Michelin Crossclimate 225/60/R17 orjinal ebattır ve henüz 10.000 km kullanılmıştır. Aracın jantlarında ya da lastiklerinde en ufak bir kusur bulunmamaktadır. Aracın boya koruması 2017 Ağustos ayında yapılmıştır. Aracın camlarında yönetmeliğe uygun %30 standartta 3M cam filmi vardır. Ön kaput komple şeffaf folyo ile kaplıdır. Aracı iç döşemesi pırıl pırıldır. Aracım tüm iç temizliğini bizzat kendim yaparım. Özellikle deri temizlik ve bakım ürünleri profesyonel (Chemical Guys) ürünlerdir. Aracın muayenesi Ocak 2019'a kadar geçerlidir. Araçla ilgili expertizi Trabzon'da istediğiniz kurumsal firmalara yaptırabilirsiniz. Daha detaylı bilgi için lütfen mesaj ya da telefonla arayınız. Subaru araçları zaten meraklısı ve bilgisi olan arkadaşlar talep ederler. Bu yüzden ilgili arkadaşlara seve seve yardımcı olmaya çalışırım. Fiyatı : 99.000 TL yazmıştım. Outback düşünen arkadaşlara fiyat konusunda yardımcı olurum. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-a...1081/detay | | | Subaru Forester 1999 S Turbo İncelemesi | | Gönderen: Mustafa ESEN - 13-03-2018, Saat: 12:52 - Forum: İnceleme ve Kullanıcı Yorumları - Cevaplar (9) |  | ![[Resim: 18_A394_BB_001_F_4_BE4_A7_F7_76_A844_D339_ED.jpg]](http://thumb.ibb.co/dwWRzc/18_A394_BB_001_F_4_BE4_A7_F7_76_A844_D339_ED.jpg) https://www.youtube.com/watch?v=GvwxoxmDwAk 1. PERFORMANS 2008 1.5 imprezadan uzun yolda rahat etmek ve senede en az 3 kez uzun yolu (Sivas-Denizli) olan birisi için acil durum karşısında soluksuz ilerleyebilmek için 99 S Turboya geçiş yapmıştım. Normal şartlarda sakin kullanıcı diye tabir edilebilirim, Sürat yapmayı seven birisi değilim fakat lazım olduğunda da gidebilmeliydi. İlk uzun yol deneyiminde de 120 sabit hızla gidebilmek ve bunu aracın stabil şeklinde koruyabilmesi rahat bir yolculuk etmemizi sağladı. Aynı yolda 1.5 İmpreza ile daha çok yorulduğumu yolun geçmek bilmediğini hissediyordum. amaç imprezayı kötülemek değil kesinlikle ne beklediğinizle alakalı. Malesef acil durum karşısında aynı yolu hızlı bir şekilde gitmek durumunda kaldığımda da iyi bir seçim yaptığımda anladım. İşin enteresan kısmı şu ki karşıdan görenlerden kimse bu arabadan performans beklemiyor. siz istemedikten sonra kimse size musallat olmuyor. impreza kullanırken hondacılar minicilerden geçilmiyordu ortalık şimdi bi kere Bmwci geldi başka arayan soran yok https://www.youtube.com/watch?v=wtpkkhp86Dg 2. YAKIT Anladığım kadarıyla stock olmak şartıyla normal kullanımda tüm subarular benzer yakıyor sanırım. Aracı aldıktan hemen sonra Ankara Sivas 7.5 lt/ 100 km benzin tüketimiyle Sivasa geldim. Şehiriçi yakıtı ölçmedim : sonra lpg taktırdım ve şuan şehir içi 13.5 14/100 km şehirlerarası 10 11lt/100 km yakıtı. kimi araca göre düşük kimi araca göre tabiki göreceli olarak yüksektir fakat 4x4 170 hp 99 model bir araç için gayet iyi olduğunu düşünüyorum. 3. KONFOR Japonların zaten rahatsız olduklarını düşünüyorum da araçlarında da konforu bu kadar ihmal etmelerine rağmen bu aracın bu kadar konforlu olmasına şaşırdım. Yan destekleri iyi, rahat ön koltuklar. Arkada öne arkaya yatırabilen sırtlıklı iyi diz mesafesine sahip arka koltuklar, geniş ve komple açılabilen bir sunroof, geniş cam yüzeylerinden dolayı ferah bir araç olumsuz yanları yok mu? Direksiz kapılardan dolayı belirli bir hızdan sonra rüzgar sesi, yalıtım konusunda eksiklik yol sesi ve dış seslerin içeri girmesine neden oluyor. Cam üçgenleri kronik sıkıntı olup tamir edenler ya da değiştirenler kapı fitillerini silikon sprey kullanarak müdahale edenler rüzgar sesiniin gelmesini daha ileriki km. lere taşıyabilirler. a) Süspansiyon; konu Subaru olunca konfor hakkında ilk merak edilen konu tabi ki Süspansiyon oluyor. orjinal süspansiyonlar ile araç eşimin ince hassasiyetiyle kıyaslarsak Mercedes CLK dan bi tık geride fakat aradaki fark çok çok az diyor. arkada ne kadar yüklerseniz aracın aynı yükseklikte kalmasını sağlayan arka süspansiyonlar aracın en hassas noktası. Arıza verdiğinde tamiri var fakat bundan memnun olan da var olmayan da yaptırdıktan sonra aracın konforunun negatif yönde değiştiğini söyleyen de. Ben mesela tamire sıcak bakmayanlardan biriyim b) Yalıtım; yukarıda değinmiştim japonların yalıtım konusunda çok bir amacı yokmuş eski yıllarda fakat şöyle de bir durum var. Böyle değerlendirirken şunu da hesaba katmak gerek benzer yıllardaki araçları düşünürsek kaput altındaki yalıtım malzemesini bile kullanmayan bir yığın otomobilin olduğunu düşünürsek bence yalıtım konusunda Premium denilen araçlara yaklaşamamış fakat kendi ismine de yakışmamış diyebiliriz. Firma derse ki ben o kadar yalıtım yaparsam sen motor sesini duyamazsın o da haklı c) Direksiyon; 2008 impreza ya da şuan güncel olan direksiyonlara göre bir tık daha büyük direksiyon simininin olması bu tarz suv araçta garip karşıladığım bir durum olsa da zamanla alışıyorsunuz. elektronik direksiyonlara alışmış iseniz yolu hissetmek ilk başta garip gelecektir fakat sonra yolu hissetmenin güzelliği alışkanlık yapıyor hele ki kar üzerindeyseniz. ç) İç Dizayn; en ifade edilebilir şekilde herşey olması gerektiği yerde olması gerektiği şekilde konumlandırılmış. Amaç tasarım değil işlevsellik olarak düşünülmüş. 99 model bir araç için vay be diyeceğiniz bir iç tasarım yokken garip karşılacak bir durumda söz konusu değil. Aracın üretildiği yıllarda dış tasarımı ile dikkat çekmiş bu aracın iç tasarımının biraz daha iyi olabilirmiş izlenimine kapılıyorum. d) Donanım ; sunroof, gözlüklük, okuma lambaları, önde koltuk ısıtma, önde, arkada bardaklık, arka camlar da elektronik , çakmaklık, kültablası( benim için bozuk para bölümü) e) Malzeme Kalitesi; koltuk derilerinin gerçek deri olması(hatta özel deriydi sanırım) kapılarda bile bunlardan kullanılması bana bile abartı gelmişti. 99 model bir araç için malzeme kalitesi kullanılan ürünler gerçekten çok çok iyi. f) Bagaj; arka koltukları yatırın 180 lik yatağınız olsun bagajda sağda solda cepler kullanışlı ayrıca, 12v soketi bulunmakta. 4) MOTOR-VİTES-ÇEKİŞ SİSTEMİ: 98-02 Forester S Turbo 2.0 Forester S Turbo 2.0 Turbolu motordan 170 hp güç üretmektedir. Bu gücü sürekli 4x4 awd sistemiyle tekerlere aktarmaktadır. Tam otomatik Tork konvektörlü 4 ileri şanzıman bulunmaktadır. Şanzıman üzerindeki Power Düğmesi sürekli yüksek devirde vites değişimine olanak vererek performanslı kullanıma olanak sağlamaktadır. Ayrıca Düğme yardımıyla Snow(kar) moduna geçiş imkanı vardır. Şanzıman geçişleri sarsıntısız, yeni teknoloji şanzımanlara göre vites geçişleri bir nebze yavaş olsa da yeni teknoloji çift kavramalara göre daha az problemle karşılaşma olasılığı bulunan bir otomatik vitese sahiptir. 5) SÜRÜŞ-OTURUŞ POZİSYONU Suv araçlarda genelde önde ve arkada iki farklı oturuş şekli hakimdir. Genellikle Amerikan tarzı jiplerde minibüs koltuğunda oturur gibi yüksek oturma pozisyonu, geniş büyük koltuklar yer alırken, kabin yüksekliği yanında kabin içindeki koltuk yüksekliği de farklıdır. Özellikle son yıllarda daha fazla kullanılan ise araç yerden yüksek iken koltuğun aşağı konumlandırdığı sedan araba kullanımından bir tık yüksek konumlandırılmış koltuk gibi olan araçlar. Subaru S turbo da ise Amerikan Araçlarında kullanılan koltukların sanki bir tık küçük halleri ön koltuklar sedan araba kullanım halleri ile yüksek amerikan jiplerinin koltukları arasında konumlandırılmış. Arka koltukta ise tiyatro kolttuk düzeni şeklinde ön koltuklardan bir tık yükseğe konumlandırılarak arkada oturan ve yolu görmek isteyen ferahlık isteyen arkadaki yolculara göre konumlandırılmış. Suv araçların genelde şehiriçi kullanıma uygun olmadığı çevik olmadığı yönünde bir görüş hakimdir fakat yaklaşık 1500 kg ağırlığa düşen gücü düşünürek yeterli çevikliğe sahip olduğunu düşünebiliriz. Ayrıca dönüş yarıçapının segmentindeki diğer araçlardan daha iyi olduğunu tahmin etmekteyim. Şoför oturuş pozisyonundan dolayı aracın sağ,sol ve etrafına hakimiyet rahat olduğu gerekçesiyle ve manevra kabiliyeti ile şehiriçi kalabalık trafikte kullanmak bile problem olmadı, olmayacaktır. Subaru'nun özellikle Turbolu modelleri modifiye seven, proje aracı biçiminde aracı özellikle kendi istediği dilediği biçimde yüklemek, güncellemek, oluşturmak isteyenlerin meraklısı olmuştur. Bilinçli bir şekilde yapılan, düzgün işçilikle düzgün malzemelerle yapılan işlemler sonucunda güçlü motorlar güçlü araçlar elde edilmiş, kişileri tatmin etmiştir, fiyat performans işte budur.! Subaru S turbo, takım elbise giyen özel şoförü olanın makam aracı, outdoor ayakkabı giyenin dağ bayır gezen yoldaşı , kar botu giyenin kızak çekeni, köy yollarında kahrımı çeken olsun diyenin kahrını çekeni, otobanda hız tutkunluğu yapmak isteyenin hız tutkusunu yerine getirmeyi başarmış, fazla kesime geniş yelpazeye hizmet etmiş bir araçtır. Edit: Yarım kalmıştı biraz daha yazayım dedim. daha da yazasım geliyor, uykum gibi... | | | | Spacer Nedir? Nasıl Olmalıdır? | | Gönderen: nitro37 - 12-03-2018, Saat: 23:14 - Forum: GENEL MODİFİYE - Cevaplar (10) |  | SPACER NEDİR, NE İŞE YARAR? Posted by Volkan Ölçün 21/12/2016 0 ![[Resim: gg.jpg]](https://www.x-tremetuning.com/images/thumbnails/890/304/blog/48/gg.jpg) Spacer'ın ne olduğu, neden kullanıldığı hakkında bilgi sahibi olmanız açısından, bu yazımızda sizlere Spacer'ı anlatacağız. ![[Resim: Spacerr%202.jpg?1482312640597]](https://www.x-tremetuning.com/images/companies/1/Spacerr%202.jpg?1482312640597) Spacer, bir diğer adıyla flanş, aracın jant ve poryası arasında kullanılan, aracın iz mesafesini (aks mesafesini) arttırmak amacıyla kullanılan bir üründür. Bunun haricinde jantlar biraz daha dışarı doğru çıkacağından aynı zamanda da hoş bir görüntü elde edilir. Spacerlar da kendi arasında kullanım amacına göre 2'ye ayrılmaktadır. Bunlardan ilki orjinal bijon aralığına uygun spacer, diğeri ise bijon aralığını değiştirmede kullanılan spacerdır. 1-Orjinal Bijon Aralığına Uygun Spacer Bu tür spacerlar aracın iz mesafesini (aks mesafesini) arttırmak amacıyla kullanılır. Bu spacerların üzerinde bulunan delikler araçların bijon aralığıyla bire bir uyumludur. Bu yüzden sıkıntısız şekilde montajı yapılabilmektedir. Montaj yapılırken porya üzerine önce spacer montajı yapılır. Daha sonra üstüne uzun bijonlar yardımıyla jant montajı yapılır. Jant ile porya mesafesi arttığından dolayı uzun bijon kullanılması gerekmektedir. Tüm işlemler sonunda spacerın genişliğine bağlı olarak (çift tarafta spacer olacağından kullanılan spacer kalınlığı x2) iz mesafeniz artmış olacaktır. 2-Bijon Aralığı Değiştirmede Kullanılan Spacer Bunların kullanım amacı aslında başlıktan da anlaşıldığı gibi çok basit. Örnek vererek anlatmak gerekirse, Sizin aracınızın standart bijon aralığının 5x100 olduğunu varsayalım. Siz arabanıza bir jant beğendiniz ve bu jant 5x112 ölçüsünde. Sizin aracınıza uygun olan bijon aralığında bulunmamakta. İşte bu durumda devreye bu tür spacerlar girer. Bu spacerlar sizin 5x100 olan bijon aralığını jantınız için uygun olan 5x112 bijon aralığına çevirir. Peki spacer bu işlemi nasıl gerçekleştrir? Aslında çok basit. Spacerın üzerinde 5x100 aralığında bulunan bijon aralıklarıya sizin kendi aracınızın poryası üzerine montajı yapılır. Bu spacer üzerinde içine dişler açılmış şekilde 5x112 aralığında delikler bulunmaktadır. Jantın montajı sırasında 5x112 ölçüsünde olan bu delikler kullanılarak kolayca işlem tamamlanabilir. ![[Resim: Spacerr%203.jpg?1482314782942]](https://www.x-tremetuning.com/images/companies/1/Spacerr%203.jpg?1482314782942) Peki Spacer Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz? Spacer seçiminde dikkat edilmesi gereken hususların başında spacerın üretim malzemesi gelmektedir. Spacerlar genelde hafif alaşım ve dayanıklı malzemelerden üretilmelidir. Bu genelde alüminyumdur. Ucuz yollu sanayi tipler ise genelde ağır ve sert malzemeden oluşmaktadır, bunlarda demir ve çelik gibi malzemelerdir. Bu tür ağır ve sert malzemeden üretilen spacer kullanımı sonucunda aracınızın daha fazla yakıt harcamasına sebep olabileceği gibi, daha da kötüsü yolculuk sırasında kırılma riski arz etmektedir. Seyir halinde bu tarz bir durumla karşılaşmak demek tekerleğin fırlamasına ve kazalara neden olabilir. O yüzden aracı yormayan, bu tarz riskleri barındırmayan kaliteli ve aracınıza bire bir uygun spacer kullanmakta büyük fayda var. Piyasada hem göbekli hem de göbeksiz spacer bulunmaktadır. Göbeksiz olanların kullanılmasındansa göbekli olanlar tercih edilir. Göbekli spacerın bir tarafında dışa doğru çıkıntı (erkek) diğer tarafında da içe doğru bir girinti (dişi) bulunmaktadır. Spacerda bu şekilde girinti ve çıkıntı olmasının amacından bahsedersek, girinti olan kısım aracın poryasına montesi sırasında tam bir oturma sağlar. Diğer tarafta bulunan çıkıntı da jantta bulunan boşluğa tam oturur. Bunlar güvenlik açısından önemlidir, sağlamlığı artırırlar. Spacer seçiminde kullanılacak olan spacerın kalınlığıda (mm) önemlidir. Çünkü gereğinden daha kalın bir spacer kullanımı sonucunda lastik davlumbaza sürtme yapabilir. Böyle bir durum hem istenmez hem de tavsiye edilmez. Ayrıca araçlarda ön ve arka lastik boşluğu bir olmayabilir. Yani aracınızda ön taraf için 10mm'lik spacer kullandınız diye arka tarafta da 10mm'lik spacer kullanmak zorunda değilsiniz. Ön tarafta ve arka tarafta kullanılan spacerlar farklı kalınlıkta olabilir. X-Treme tuning Alıntıdır. | | | | Subaru İmpreza Egsoz Emüsyon Yüksek Sebebi Nedir | | Gönderen: lenrique - 12-03-2018, Saat: 22:58 - Forum: [Teknik] Motor-Mekanik-Şanzıman - Cevaplar (15) |  | Merhabalar arkadaşlar.2009 model imprezamın muayene zamanı geldi. Eksoz emisyonu ölçümü yapıldı zararlı gazların salınımı biraz fazla çıktı olumlu rapor alamadım . Ölçüm yapan arkadaş bujilerde buji kablolarında oksijen sensöründe sıkıntı olabilir dedi. Benim aklıma katalizör geldi ama motor ikaz lambası yanmıyor. Araçta tekleme falan da yok. Yarın arıcan a götürüp göstermeyi planlıyorum . Bu konuda bilgisi olan var mı? | | | | Hibrit Motor Nedir | | Gönderen: Praxis - 09-03-2018, Saat: 18:01 - Forum: OTOMOTİV SEKTÖRÜ GÜNDEM - Cevaplar (14) |  | Cenevre otomobil fuarı başlamış. En fazla ilgi hibrit motorl araçlara imiş. Bende neymiş bu dedim. Sürekli gündemde olan ve aklımı kurcalayan hibrit motorlu otomobillerle ilgili bilgihanemde ayrntılı bir yazı okudum. Biraz uzunca bir yazı. Önümüz haftasonu. Merak edenlere Bu makalemizde dünyamızın fosil yakıt hücreli araçlarının yerine getirilerek hem yakıt hem de doğayı koruyan hibrit motor hakkında bilgi vereceğiz. Geçmişi oldukça eskiye dayanan ancak modern yapısıyla ilk olarak Toyota'nın ele aldığı bu motor tipinin tüm ayrıntılarını sizlerle paylaşmaya çalışacağız. Çağımızın en yeni motor tipi olan hibrit teknolojisi, yeni yeni gündeme gelen ve müthiş bir hızla yaygınlaşan araç ünitesidir. Aslında çok önceki zamanlarda icat edilip dünyaya sunulmasına rağmen, petrol üreticilerinin baskılarından dolayı tüm projeler rafa kaldırılmıştır. Bildiğiniz gibi araçlarımızın hepsi fosil yakıtlarla çalışmaktadır. Benzin ve motorine alternatif olarak ilk elektrikli altyapı motoru olan hibriti özellikle hava kirliliğine karşı açılmış bir savaş olarak görebiliriz. Sizlere bu yeni nesil motorun en büyük temsilcisinin Japon Toyota firması olduğunu söylemek istiyoruz. O yüzden hibrit motorunun ne olduğunu anlatırken bu markanın geliştirdiği teknoloji üstünden konuşacağız. Gelecekte tüm marka ve modellerinin geçiş yapacağı elektrikli motorları Toyota dışında aktif olarak birçok firma da kullanmaktadır. En baştan söylemem gereken bir şey ise hibrit teknolojisini özellikle Amerikalı Tesla Motors’un elektrikli mantığıyla karıştırılmaması gerektiğidir. Full elektrikli bir araba benzinli bir motora sahip değildir ve aracın belli bölgelerine yerleştirilen ayrı elektrik ünitelerine sahiptir. Hibritin mantığı ise benzin + elektrik motor düzeğinde ele alınmıştır. ![[Resim: hibrit_motor_nasil_calismaktadir_jpg_hibrit.jpg]](http://thumb.ibb.co/f4y5k7/hibrit_motor_nasil_calismaktadir_jpg_hibrit.jpg) Değineceğimiz konu içerikleri 1. Hibrit Motor Nedir? 2. Hibrit Motor Nasıl Çalışır? 3. Hibrit Motorlu Araçlarda Kaç Sürüş Modu Vardır? EV Sürüş Modu ECO Sürüş Modu Power Mod 4. Hibrit Motor Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Bilgiler 5. Plug-in Hibrit Nedir? 6. Hibrit Motorun Tarihçesi 7. Konu Hakkında Bilgilendirici Video 8. Sonuç ve Okura Sorular 9. Okur Yorumları 10. Bilgi Alabileceğiniz Diğer Kaynaklar ![[Resim: hibrit_motor_ne_demek_jpg_hibrit.jpg]](http://thumb.ibb.co/cVHqk7/hibrit_motor_ne_demek_jpg_hibrit.jpg) upload image Hibrit Motor Nedir? Hibrit motor biri benzinli olmak üzere elektrik motorla desteklenmiş ünite tipidir. Anlamı ise “melez” dir. Ortaya çıkarılması küresel ısınma ve benzin rezervlerinin azalmasına bağlanıyor. Hibrit motorların tamamını elektrik motorlu araçlara bir geçiş olarak düşünebiliriz. İçten yanmalı motorlara entegre edilmesi ve sistemin ortak bir düzen üzerinde hareket etmesi sağlanmış. Normal şartlarda içten yanmalı desteksiz benzinli bir ünitenin yakıt sarfiyatı dizel araçlara göre fazladır. Durum itibariyle benzine gelen hibrit motor desteği ile litre bazlı yakıt tüketimi günümüzde, motorinle çalışan araçlarınkine denk gelmektedir. Doğaya bırakılan zehirli gazların azaltılması yönünde de hibritin önemi büyüktür. Yeni nesil teknolojik ünite, bir aracı tek başına hareket ettirebilir. Yani benzinli motordan bağımsız şekilde aktif edilebilme özelliği vardır. Tamamı elektrik motorlu araçlara göre şarj olayını kendi halledebilmektedir. Hibrite ait aküler, belli zamanlarda açığa çıkan ve boşa giden enerjiyi geri döndürebilir. Sahip olduğumuz hibritli araçlarımızın benzinli motoru bir nevi şarj etmek için kullanılıyor diye de düşünebiliriz. Günümüzde sizce hibrit motorlu arabalar neden full elektrikli araçlara göre daha çok tercih ediliyor? Bunun tek ve en mantıklı sebeblerinden birisi “şarj” etme olanağı! Duruma kabaca baktığımızda; tamamı elektrikli arabaların menzil durumları şu an için ortalama 200 ile 600 km arasındadır. Şarj etme istasyonları ülkemizde yok denecek kadar azdır. Avrupa ülkelerinin ise bir kısmında aktif olarak çalışıyor. Ve bitmiş bir bataryanın tamamını doldurmak için ise 3 ile 6 saat arasında beklememiz gerekiyor. Kullanım açısından hibrit motorlu aracın şarj etme ve bekleme gibi vakit alıcı unsurları yok. Hibrit mantığında sadece elektrik enerjisiyle fazla bir menzile sahip olmuyorsunuz ancak yanında sürekli çalışan bir kaynak olduğundan aslında bu tolere ediliyor. Tek yapmanız gereken frenleme! Oluşum mantığı tamamen bunun üzerine kurulmuştur. Frenleme yaparak rejeneratif enerji geri kazanım olayını ortaya çıkarmaktır. Geri kazanım nasıl olduğunu ve hibrit motorlardaki yerinin ne olduğunu daha geniş bir şekilde Hibrit Motor Nasıl Çalışır? başlığımızda bahsedeceğiz. Hibrit Motor Nasıl Çalışır? En başta daha rahat anlamanız ve olaya daha iyi hakim olmanız açısından yukarıda kısım kısım bahsettiklerimizi toparlamak istiyoruz. Standart içten yanmalı bir motora entegre edilen elektrikli motor, aracın genelde aks parçası üzerine veya motor kaputunun altına yerleştirilen ünitelerle beslenmektedir. Araçlarımızın çift motor çalışma şeklinde teknik detaylarını incelediğimizde yakıt sarfiyatlarının şehir içinde daha az, şehirler arası yollarda daha fazla olduğunu görürüz. Çünkü şehir içi kısa mesafeli kullanımlarda “frenaj” olaylarını daha sık yaparız. Yani dur – kalklar daha sık gerçekleşir. İşte daha fazla gerçekleşen bu durumunda rejeneratif enerjinin de açığa çıkma olasılığını artırmış oluyoruz. Bataryalarımızı doldurmak için bize gerekli olan da zaten budur. Sizlere şimdi konunun temeli olan kısmı, yani enerjinin nasıl sağlandığını anlatacağız. Elektrikli motorlarda mekanik hareketlerin oluşturduğu ters güçler olur. Bu ters gücün adı da rejeneratif enerjidir. Eğer ki mühendislik açığa çıkan enerjiye çare bulmasaydı, tamamen boşa gidecekti. Fren kısmına bağlı olan şebeke, ortama uygun dönüşümleri sağlayarak ihtiyacımız olan kinetik enerjiyi depolayarak bizlere vermektedir. Keza bu metro ve tramvay sistemlerinde de kullanılıyor ve binek otomobillerin sistemiyle mantığı aynı doğrultudadır. Hibrit arabalar kullanım açısından daha çok şehir içi olarak görülüyor. Düşündüğümüzde yapılacak hız limitleri haliyle otoban süratlerine göre az olacaktır. Hibrit motora sahip bir otomobilin sadece elektrik gücüyle yapacağı sürat 50 km/h ile 65 km/h arasındadır. O yüzden bu limitlere gelindiğinde devreye benzin motor girmektedir. Sistem akıllı bir döngü üzerine kurulduğu için ani kalkış vb. hareketlerde benzin motorun anında devreye girdiği de oluyor. Bu kısım firmaların çalışma mantığında değişebilir. Hibrit motorlu araçların bir de sistemi otomatik vitesle sağlanmaktadır. İşin temelinde vitesle beraber her şey otomatiğe bağlanmıştır. Hibrit Motorlu Araçlarda Kaç Sürüş Modu Vardır? ![[Resim: hibrit_motor_araclarda_kac_surus_modu_va...hibrit.jpg]](http://thumb.ibb.co/daWfJS/hibrit_motor_araclarda_kac_surus_modu_vardir_jpg_hibrit.jpg) Otomobil üreticileri sizlerin kullanım şekillerinize göre sürüş modları geliştirmişlerdir. Ve tümü gelecek tepkilere göredir. Hibrit motorlu araçlardaki sürüş modları şunlardır; EV Sürüş Modu Açılımı Electric Vehicle yani elektrikli araçtır. Düğme ile değiştirilen sistemlerin ilkinde EV’ye aldığımız takdirde araç maksimum elektrik enerjisini kullanacaktır. Yani benzin motorun aktif olması kesilecektir. Genelde bahsettiğimiz mod, kapalı garaj ve sessiz sürüşlerin istendiği yerde devreye alınır. Ancak bizim yapacağımız ekstra yorum; özellikle kalkışlarda elektrik motorun anlık oluşturduğu tork daha fazla olduğu için benzinliye göre kalkışlar daha hızlı olacaktır. ECO Sürüş Modu Adından da belli olacağı gibi ekonomik sürüş istenildiği zaman kullanılır. Sistemin nasıl otomatik çalıştığını bu kısımda daha iyi anlayabilirsiniz. ECO moda alınmasıyla aracın gaz pedal hassasiyeti azaltılıyor. Motor haricinde araçta elektrikle çalışan unsurlar kontrol altında tutulur. Mesela ECO’da iken çalışan klima eğer ki son hızda çalışıyorsa bu daha aşağı konuma çekilir. Bahsettiklerimizin tümü otomatik olarak gerçekleşiyor. Power Mod Hibrit araçlarımızda PWR olarak göreceğimiz bu modda, mümkün olduğunca benzin motorun devreye alınarak aracın yüksek devir çevirmesi sağlanır. En performanslı kullanımlar ve maksimum hız çıkışları PWR ile gerçekleşir. Hibrit Motor Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Bilgiler Sonuçta hayatımıza yeni girmiş bir teknoloji olduğu için çalışma prensiplerinde bazı şeyler bilinmiyor. Bunlardan birisi de benzin bittiği takdirde sadece elektrik motorla hareket edebilir miyim sorusu… Buna vereceğimiz cevap hayır olacaktır. Çünkü sistem sadece elektrik üzerine kurulmamıştır. Hibrit motorun aktif olabilmesi için sınır seviyede benzin yakıtının olması gerekmektedir. Benzin + hibrit motorlu araçlara LPG uygulaması da merak edilen bir şey. Aslında sistemin buna izin verdiği söyleniyor ancak şu an için aracın ne tepki verdiği veya vereceği bilinmiyor. Elektrik sistemli otomobillerde herhangi bir su birikintisine girme veya selde kalma durumlarında elektrik çarpılması yaşanmaz. Aynı şekilde kablo veya kısa devrede de koruma modu sayesinde sistem kapanır. Hibrit motorlu araçlarda bildiğimizin aksine bataryaları yaygın olan ve şarj edilebilme özelliği olan lityum iyon bataryalar “bulunmamaktadır”. Onun yerine daha uzun ömürlü ve sağlam olan nikel metal piller kullanılmaktadır. Yine bu kısmın da firmalara göre değişkenlik gösterebileceğini belirtmek isteriz. Plug-in Hibrit Nedir? Plug-in motor tamamı elektrikli ve hibrit motorun tam ortasında konumlandırılan alternatif bir türdür. Hibritten farklı olarak dış şebekeden kablo yardımıyla araç bataryaları doldurulabiliyor. Aynı anda sizlere 3 farklı yakıt türü sunulmuş oluyor. Tamamı elektrikli arabalarda sadece fişli şarj olurken plug-in motorda hibrit bataryalarını daha hızlı doldurma imkanı sunuluyor. En yaygın olarak bildiğimiz araçlar içerisinde GM bünyesinde üretilen Chevrolet Bolt ve Toyota Prius’tur. Hibrit Motorun Tarihçesi Hibrit motor teknolojisinin çıkışını yakın tarihlerde zannedebiliriz. Bu alandaki ilk patent, 1889 yılında H. Patton tarafından alınmıştır. Kullanım alanı olarak demiryolu ve tekne gibi araçlarda kullanılmış. Basit bir mantıkla kurulan ilk elektrik destekli motor, benzinli üniteye bağlanan akü ve şarj edilmesini sağlayan jeneratör yapı üzerine kurulmuş. Ancak hibritin icat edilmesi 1900 yılında Ferdinand Porsche tarafından en gelişmiş haliyle icat edildiği de söyleniyor. Çünkü aynı yıl 4WD yapılı otomobillerin haricinde elektrik motor tabanına ait otobüsler İngiltere’ye satılmış. Rejeneratif enerji kısmına geldiğimizde ise; 1967 yılında American Motors Amitron’un geliştirdiği sistemle araçlar fren yaparak batarya dolumunu gerçekleştirmiş. 1970’li yıllara gelindiğinde HEV (hibrit elektrik aracı), “Hibrit Baba” ünvanlı Victor Wouk tarafından bir kez daha geliştirilmiş. Aslında o yıllarda Audi, Ford ve General Motors gibi köklü firmalar bu alanda denemelerini yapmışlar. Yakın tarihe geldiğimizde modern melez motor ilk Toyota şirketi tarafından geliştirilip modellerinde kullanılmıştır. Ve seri üretim rakamlarında en çok satışı gerçekleşen model Prius dur. HEV motor 1997 yılında Toyota’nın Prius modelinde kullanılmış ve 300 adet üretilmiş. Aradan geçen 3 yıl içerisinde üretim kapasitesi 19.500 adete çıkartılmış. 2008 yılına gelindiğinde ise “dünyanın en çok satılan hibrit arabası” ünvanını almış. Çünkü rakamlar 1 milyon adedi gösteriyordu. Geliştirilmesi sürekli yapılan hibrit, bu sefer Honda ve Toyota’nın lüks segmenti Lexus tarafından kullanılmaya başlanmış. Özellikle 2000’li yıllarda azaldığı söylenen petrol rezervleri ve atmosfer kirliliğine yönelik büyük bir hızla tüm firmalar elektrikli araç yapımına girdi. Alman otomobil üreticilerinden Mercedes ilk S400 BlueHybrid’le, BMW ise ActiveHybrid X6 ile sisteme dahil olmuştur. Honda CRZ ile Renault Fluence araçlarında elektrik teknolojisini kullansa da eskiden olan batarya kiralama mantığıyla projeler rafa kaldırılmıştı. Ancak günümüzde en sağlam yapılarla üretilen hibrit araçlar, batarya ömürleri ile dikkat çekiyor. Mesela Japon Toyota 10 yıl pil garantÇağımızın yeni motor ünitesi hakkındaki tüm bilgilere sizlere sunmuş olduk. 1800’lü yıllarda başlayan bu girişim, Toyota’nın 1997 yılında modern hibrit adı altında çıkarmasıyla tüm dünyaya yayılmış durumda. Benzinin yanına elektrik enerjisi alternatifi, hem yakıt konusunda hem de performans rakamları açısından göz dolduruyor. Rejeneratif enerji sayesinde son nesil araçların frenle batarya doldurması da inanılmaz bir düşünce olarak görebiliriz. Üretici firmalar geçen seneden itibaren dizel yakıtla çalışan araba projelerini artık iptal etmeye başladılar. Geçtiğimiz yıllarda VW’nin DieselGate emisyon krizi de bunu tetikledi. En yeni dizel motor bile olsa havayı kirletmesinin önüne geçilemiyor. O yüzden çağımızın ve geleceğin motoru hibrit olarak görmek zorundayız. ( Blgihanem sitesinden alıntıdır) | | | | Subaru Legacy Radyo - Statik Problemi | | Gönderen: sarpworks - 08-03-2018, Saat: 23:26 - Forum: Aydınlatma-Ses-Multimedya - Cevaplar (16) |  | Herkese merhabalar, Esim surdugunde aracin radyosunda statik oldugundan bahsediyordu. Ne zaman ben sursem denk dusmuyordum. Son 1-2 haftadir dikkat ediyorum. hava yagmurlu veya bulutlu oldugunda radyoyu duymak nerdeyse imkansizlasiyor. Bu problemden muzdarip olup da cozum bulan oldu mu? radyo, fabrikasyon aracin uzerinde gelen. markasini bilmiyorum sadece hoparlor vs. harman kardon. suana kadar motorun aku tarafinda 1 tane sase kablosu kopmustu onu degistirdim. radyonun sasesi nerde bilmiyorum. | | | |