| Hoşgeldin Ziyaretçi | Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız. | | Forum İstatistikleri | » Üye Sayısı: 3,947 » En Son Üyemiz: Mehmetpnrc » Konu Sayısı: 5,559 » Mesaj Sayısı: 75,587
Tam İstatistik | | En Son Konular | Merhabalar :) yazar madanadam Dün, Saat: 20:10 | Tanışma yazar ewrature Dün, Saat: 19:11 | Subaru impreza GT modelle... yazar Chefkaya Dün, Saat: 14:29 | LEVORG - Bakım Malzemeler... yazar frknbayram 24-06-2026, Saat: 10:46 | 2003-2008 Subaru Forester... yazar sea 23-06-2026, Saat: 14:47 | Trakya ve İstanbul Avrupa... yazar silvershadow 14-06-2026, Saat: 20:52 | 2007 Subaru Outback 3.0R ... yazar Slovan 12-06-2026, Saat: 20:38 | Levorg Almayı Düşünüyorum... yazar frtzencir 12-06-2026, Saat: 18:35 | Forester V (SK) çeki demi... yazar seckinforester 11-06-2026, Saat: 16:34 | Satılık Thule Atkı ve Bis... yazar proeiffel 07-06-2026, Saat: 20:38 | Gevşemiş Ayna Camı yazar Crosstrek 03-06-2026, Saat: 23:33 | 2023 XV 1.600 devirde gel... yazar madanadam 24-05-2026, Saat: 22:22 | Subaru Legacy OEM ekran h... yazar Slovan 19-05-2026, Saat: 22:57 | Aramızda Ford Ustası Var ... yazar Kyron 18-05-2026, Saat: 13:35 | Arka Oksijen Sensörü Kand... yazar yENicERiOttomaNs 16-05-2026, Saat: 15:56 | Froster yazar Xgencx 14-05-2026, Saat: 22:27 | Subaru Forester 2010 2.0 ... yazar bahcekapilieren 11-05-2026, Saat: 23:25 | Hibrit Aracımda (Forester... yazar huseyinserdar 01-05-2026, Saat: 00:03 | | | | Subaru İmpreza 1.5 Sportwagon Yağ Eksiltiyor | | Gönderen: badilcan - 18-03-2018, Saat: 16:08 - Forum: [Teknik] Motor-Mekanik-Şanzıman - Cevaplar (30) |  | Herkese iyi haftasonu dilerim. Aracı ilk aldığımda bir miktar yağ eksilttiğini biliyordum. Ama yaşından ve km sinden dolayı kabul edilebilir seviyelerde olduğunu düşünüyordum. Birbiri ile bağımlı mı bilmiyorum ama geçen hafta araç sıkışık trafikte rampa yukarı bir yerde kalkmaya çalıştığımda güç üretmedi. Gaza sonuna kadar basmama rağmen çok zor hareket etti.Normalde gaza bu kadar bassam aracın bağırması lazımdı fakat hiç bir tepki vermeden kendisini zar zor toplayıp hareket etti. Sonra bir kaç yokuş alanda yine denedim aynı şey oldu. Bir önceki günde Jaspadan disk balatalar ve bakım malzemeleri sipariş etmiştim, onlar için eski Mazda ustama gittim. Diskleri değiştirdikten sonra yağ kontrolü yaptık ve yağ minimum seviyesindeydi. Yaklaşık 2500 km de yağ minimum seviyeye indi. Araçta hiçbir kaçak görünmüyor, sabahları ilk çalıştırmada çok olmasada bir miktar beyaz duman ve yakıt kokusu oluyor. Biz yağı yeniledik 10-40 shell kullandık. Aynı durum gerçekleşir ve bu miktar yağ eksilttiğini görürsek ne önerirsiniz? Aracın motor istemesi durumunda ne önerirsiniz? Bir miktar bütçe ayırmam mümkün ama , çok büyük rakamlardan bahsediliyor. | | | | Farlar Hakkında Herşey: Halojen, Xenon, Led, Lazer… | | Gönderen: Mustafa ESEN - 18-03-2018, Saat: 01:01 - Forum: TEKNİK - Cevaplar (32) |  | Bir fardan beklentiniz nedir? “Çalışsın yeter…”, “Ampulü patlayınca değiştiririm.”, “Selektör yapınca şimşek gibi çakmalı.”, “Güzel bir görünüm için beyaz ışık vermeli.” Bu cevaplar çevremdekilerin farklı görüşlerinden örnekler… Profesyonel anlamda “iyi” bir far; değişken hava ve yol koşulunda kuvvetli bir aydınlatma sağlarken, yeterli menzile sahip olmalı ve en önemlisi de geniş açılı homojen bir ışık yoğunluğu oluşturmalı. Tüm bunları yaparken de trafikteki diğer sürücülerin gözünü almamalı. Artık günümüzde üreticiler, teknolojinin gelişimi ile çok nitelikli, “akıllı” far sistemleri de üretiyorlar. Far sisteminin gelişmişliği de üretilen otomobilin sınıfına göre değişkenlik gösteriyor. Mesela A sınıfı (mini sınıf) bir otomobilde en klasik sistem olan halojen farlardan başka bir seçeneğiniz olmayabilir ancak D sınıfı (orta sınıf) bir otomobilde halojen dışında Xenon ya da LED teknolojili farlardan birini opsiyon listesinde veya daha üst donanım paketlerinde bulabilirsiniz. Far konusunu açmamın esas sebebi, far tipi ne olursa olsun, bu teknolojilerin farklı alt tiplerinin olması. Bu yazıyı araştırma yapmama çok fazla gerek olmadığını düşünerek yazmaya başlasam da, yüksek teknolojili sistemler için teknolojik detaylara uzun uzun bakmam gerekti. Zira teknoloji büyük bir hızla gelişmeye devam ediyor. Şimdi bunlara ana başlıklar altında bir bakalım. Öncelikle far tiplerine, sonrasında ışık kaynağı tiplerine ve bunların oluşturduğu kombinasyonlara bakalım: FAR TİPLERİ REFLEKTÖR FARLAR Reflektör tip far Reflektörler, far tasının içerisinde far tasının verildiği şekle bağlı olarak ışığı yansıtan tabiri caizse “aynalı” yüzeylerdir. Ampul, reflektörün önünde yer alır, etrafa ve geriye doğru ışık verir. Far tası, gerek iç şekli vasıtasıyla, gerekse de ayarlanmış olan açısı yardımıyla ışığı yola yansıtır. Her ne kadar far tasının iç yapısı ve açıları iyi dizayn edilse de, ışığın bir miktarı istenen menzildeki yol haricine, yani karşıya ve far seviyesinden yukarıya yansıyarak aydınlatma fonksiyonu sağlayamaz. Bu durum karşıdan gelen sürücülerin gözünü alır. Farlar dizayn edilirken bu problem minimum seviyeye indirgenmeye çalışılır. Reflektör farlar, en maliyetsiz farlardır ve bu farlarda yalnızca halojen ampuller kullanılmaktadır. Reflektör far yapısı Detay: Bazı far tiplerinde ekstradan ampulün tam üzerine gelecek şekilde bir yansıtıcı olabilmektedir. Bu durumda dışarıdan direkt olarak ampulü göremezsiniz. Aşağıdaki örnekte VW logolu bir yansıtıcı mevcut: [img=853x0]http://cdn.otoguncel.com/wp-content/uploads/2017/02/2011-volkswagen-routan-4-door-wagon-se-headlight.jpg[/img] [i]VolksWagen ek yansıtıcıya sahip reflektör tip far[/i] Detay 2: Eski otomobillerden hatırlarsınız, far camının üzerinde desenler bulunur. Bu desenler, ışığı kırmak suretiyle istenilen yere yönlendirilmesini sağlar. Basit ancak ışık kuvvetini azaltan bir yöntemdir. Ayrıca farın gerçek camdan imal edilmesini gerektirir. Yaya güvenliği standartları gereği yaralanmaların önüne geçmek için artık farlar gerçek camdan imal edilmemektedir. 1990 model Skoda Favorit desenli far camı[img=853x0]http://cdn.otoguncel.com/wp-content/uploads/2017/02/1990-model-skoda-favorit-desenli-far-cami.jpg[/img] PROJEKTÖR (MERCEKLİ) FARLAR [img=853x0]http://cdn.otoguncel.com/wp-content/uploads/2017/02/skoda_fabia.jpg[/img] 2017 Skoda Fabia Projektör farları Mercekler, kaynaktan alınan ışığın yola homojen bir şekilde aktarılması için kullanılır. Bunun için, ışığı düz bir şekilde merceğe iletmek üzere tasarlanan reflektör mevcuttur. Reflektörün ardından, belirli bir mesafe sonra mercek bulunur. Mercek ile reflektör arasında alt kısımda bir perde mevcuttur. Perde, mercekten yukarıya yansıyacak ışığı bloke eder. Böylece ışık, far hizasının yukarısına çıkamayacağı için, karşıdan gelen araç sürücüsünün gözlerini almaz. Mercek, ışığı yola geniş ve yumuşak bir şekilde dağıtarak dengeli bir aydınlatma sağlar. Mercekler kullanım amaçlarına ve yerlerine göre farklı çaplarda üretilebilirler. Genellikle kısa farlarda kullanılsa da, uzun farlar için de “perdesiz” olarak kullanılabilirler. Uzun ve kısa huzmenin aynı projektör ile kullanıldığı durumlarda (Bi-Xenon gibi) reflektör ile mercek arasında açılıp kapanabilen perde mekanizması kullanılır. Yazının devamında Bi-Xenon başlığı altında inceleyeceğiz. Projektör tip farın yapısı [img=853x0]http://cdn.otoguncel.com/wp-content/uploads/2017/02/how-projector-headlights-work-1024x844-copy.png[/img]ADAPTİF FARLAR Adaptif farlarda projektör, elektrik motoru vasıtasıyla hem dikey hem de yanal olarak yönlendirilebilir. Adaptif farlarda projektörün yönlendirmesi direksiyon açısına bağlı olabileceği gibi, sürekli olarak yolu gözetleyen kamera ve sensörlerden alınan bilgiler doğrultusunda kontrol ünitesi yazılımı tarafından da yönlendirme yapılabilir. Kontrol ünitesi; viraj farları, kavşak dönüş ışıkları, uzun huzmeli farın otomatik devreye girmesi, far yüksekliği gibi durumları hassas ve sürekli bir şekilde kontrol eder. Adaptif farların temel özelliği, karşıdan gelen aracı tespit ederek sürücüsünün gözünün kamaşmasını engellemek ve her türlü yol koşulunda maksimum aydınlatma sağlayacak hamleleri yapmaktır. IŞIK KAYNAĞI TİPLERİ HALOJEN Halojen farlar, bilinen en eski, en yaygın ve maliyeti en düşük sistemdir. Bu ampuller adından da anlaşılacağı üzere halojen gazı ve tungsten flamandan oluşur. Elektrik akımı ile ısınarak akkor hale gelen flamanın ışığından faydalanılır. En bilinen ve yaygın kullanılan halojen ampul tipleri H4, H7, H1, H3 ve H11’dir. Reflektör ya da projektör tip farlarda halojen ampuller kullanılabilir. Standart halojen ampuller 3200K ışık rengindedir. Detay: Ampulün soket tipine göre ışık verdiği istikamet değişkenlik gösterebilmektedir. Mesela H7 ampuller, 360 derece aynı parlaklığa sahip değildirler. Kullanım amacına göre ampulün hangi açıda far içerisinde duracağı üretici tarafından belirlenmiştir. Fara yanlışlıkla 180 derece ters takılan bir H7, yolu değil gökyüzünü aydınlatacaktır. Detay 2: Maliyeti en düşük far tiplerinde H4 ampul kullanılır. H4 ampullerde çift flaman bulunur. Kısa farlar açıldığında birinci flaman, uzun farlar açıldığında ikinci flaman yanar. Bu sayede iki farklı reflektöre ihtiyaç kalmaz. Farın reflektör niteliği değişmediği için, ışık miktarının artırılmasıyla uzun huzmeli far fonksiyonu sağlanır. Bu durumun dezavantajı uzun huzme için ayrı bir reflektör bulunmadığından, ışık şiddeti artsa bile menzili kısa kalabilmekte ve selektör yapıldığı diğer farlara göre daha zor anlaşılmaktadır. H4 Halojen Detay 3: Halojen farların kuvvetini yetersiz bulanlar için daha güçlü ve farklı özelliklerde halojen ampul türleri mevcuttur. Ömürleri daha kısa olsa da %130 fazla ve biraz daha beyaz ışık veren ampuller satılmaktadır. Ancak bu %130 fazla ışık miktarı sadece menzil olarak değil, geniş açıda doygun bir ışık yoğunluğu olarak algılanmalıdır. Philips X-treme Vision örnek olarak gösterilebilir. Philips X-Treme Vision H4 Halojen ampulü XENON Xenon ampuller adından da anlaşılacağı üzere basınçlı xenon gazının elektrik akımı altında elektrotlar arasında ark ışıması ile çalışan ampullerdir. Xenon ampuller, halojenlere oranla çok daha yüksek şiddetli ışık üretirken elektrik tüketimleri de düşüktür. Ampulün herhangi bir ışıma istikameti olmadığından yaygın ve parlak ışık yalnızca far reflektörüyle yönlendirilemez. Bu sebeple projektör (mercek) tip farların kullanımı mecburidir. Ayrıca farın kirlenmesi, yansıma ve göz kamaşmasını çabucak tetiklediğinden, Xenon farlarda far yıkama sistemi de mecburi tutulmuştur. Xenon farların ışık rengi genellikle 4300K’dir. Xenon ampul yapısı Bi-Xenon: Bi-Xenon farlarda hem uzun hem de kısa farlar ayrı far tasına sahip değildir. Uzun ve kısa huzmeli far fonksiyonu tek bir ampul ile sağlanır. Reflektör ile mercek arasındaki perde, uzun fara geçildiğinde ya da selektör yapıldığında bir elektrik motoru vasıtasıyla hareket ettirilir. Bu sayede ampulün verdiği ışık miktarı değişmediği ya da ekstra bir ampul yanmadığı halde halihazırda verdiği ışınların tamamı merceğe dolacağından, hem uzun menzil hem de kuvvetli aydınlatma elde edilir. Bu sistem Bi-Xenon farlarda kullanılır. Elektrik motoru perdeyi hızla açıp kapadığı için selektör yapıldığında şimşek çakma efekti oluşur. Uzun huzmeli farlar ile seyahat edildiğinde perde sürekli açık kalmaktadır. Hareketli perdeye sahip Bi-Xenon projektör far yapısı Detay: Bi-Xenon farlar haricindeki Xenon farlı otomobillerde uzun huzmeli far fonksiyonu çoğunlukla yine halojen ampullerle sağlanmaktadır ve çoğunlukla reflektör tiptedir. Aşağıdaki örnekte Skoda Rapid Spaceback, kısa huzmeli farları için projektör tipte Xenon farlara sahipken, uzun huzmeli farlarda reflektör ile H1 ampul tercih edilmiş. Skoda Rapid Spaceback Xenon ve Halojen ortak aydınlatma grubu [img=853x0]http://cdn.otoguncel.com/wp-content/uploads/2017/02/rapid-spaceback-e04-headlamps-01.jpg[/img] LED LED; ışık yayan yarı iletken diyot devre elemanlarıdır. LED’lerin farlarda kullanılmasındaki başlıca etken yüksek verimliliğidir. Bu sayede küçük yapısı ile yüksek aydınlatma elde edilebilir. LED, titreşimden etkilenmez ve kullanım ömrü kullanılan aracın ömrüne eşdeğerdir. Işık rengi beyazdır ve genellikle 6500K’dir. LED’lerin tepki süresi halojen ampullerden çok daha hızlıdır. Bu nedenle selektör yapılan uzun huzmeli LED farlar şimşek çakma efektine sahiptir. LED ampulün iyi odaklanmış bir reflektör ile mercek gerektirmeden kullanılabilmesi mümkünken, projektör farlar ile de kullanımı yaygındır. Seat Leon LED farları Detay: LED farlara sahip otomobillerin farları adaptif olmayabilir. Ayrıca bir mercek yerine her LED çipi için ayrı ayrı merceğe sahip olabilir ya da hiç mercek bulunmayabilir. Merceğin yer almadığı, yalnızca reflektör bulunan LED farlar mevcuttur. Aşağıdaki görselde F30 kodlu BMW 3 serisinin LED farları projektöre sahip olmayıp, reflektöre doğru ters olarak yerleştirilmiş LED çipleri vasıtasıyla aydınlatma sağlamaktadır. BMW F30 reflektör tip LED farları [img=853x0]http://cdn.otoguncel.com/wp-content/uploads/2017/02/f30-led.jpg[/img] LED MATRIX Mercedes-Benz Multibeam Headlights çift mercekli projektör tip LED Matrix far yapısı LED Matrix farlar, bir ana kart üzerinde çok sayıda LED çipine sahip olan ve her çipi birbirinden bağımsız olarak kontrol edebilen, ışığın hassas kontrolü için birden fazla merceğe sahip olan sistemlerdir. Aslında matrix farlar, adaptif farların en gelişmiş hali olarak düşünülebilir. LED projektörler yine adaptif farlarda olduğu gibi elektrik motorları vasıtasıyla yönlendirilebilirler. LED matrix farlarda, yolu sürekli gözetleyen kameralar bulunur. Kameralar, öndeki otomobilden yansıyan ışığı, karşıdan gelen aracın ışığını, zeminden yansıyan parlaklığı ve hatta yol tabelalarındaki fazla yansımayı tespit ederek far içerisindeki LED çiplerinin birkaçını kapatmak suretiyle parlamaların önüne geçer. Uzun huzmeli farlarınız açık seyahat etseniz bile matrix farlarınız, karşıdan gelen aracı yanınızdan geçip gidene kadar onu gölgede bırakacak şekilde LED’leri sırayla kapatır. Böylece karşıdan gelen araç sürücüsünün sürüş güvenliğini tehlikeye atmaz. En gelişmiş sistem olan Mercedes-Benz Multibeam Headlights 84 adet LED çipi ayrı ayrı kontrol edilebilmektedir. Aşağıdaki görsellerde kapalı LED çipleri ve bu sayede gölgede bırakılan alanları inceleyebilirsiniz: ![[Resim: led-matrix-1.jpg]](http://cdn.otoguncel.com/wp-content/uploads/2017/02/led-matrix-1.jpg) Multibeam Headlights Detay: Multibeam Headlights sisteminde, navigasyondan alınan bilgilere göre kavşak noktalarına gelindiğine far grubu içerisinde yer alan kavşak lambaları da yanarak ekstra aydınlık sağlamaktadır. [img=853x0]http://cdn.otoguncel.com/wp-content/uploads/2017/02/multibeam-headlights.jpg[/img] Multibeam Headlights LAZER Atom veya molekül enerji düzeyleri arasındaki elektron geçişleri ile oluşan ışık fotonları Lazer’in temelidir. Yani aslında lazer, bir ışınım (radyasyon) vasıtasıyla ışık fotonları üretmek suretiyle çalışır. (Bu prensip lazer farların insan ve çevre sağlığına zararlı olduğu anlamına gelmez.) Lazer, LED teknolojisine göre daha verimlidir. LED’ler Watt başına 100 Lümen ışık üretirken Lazer 170 Lümen üretir. Lazer teknolojisinin farlarda kullanılması şu anda tam olarak gerçekleşmemiştir. Aslında günümüzde kullanılan lazer farlar “Lazer destekli LED” farlardır. Lazer teknolojisi yalnızca uzun huzmeli farlar için yüksek menzil sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. BMW’nin İ8 modelinde uzun huzmede kullandığı lazer teknolojisi 600 metre menzil sağlamaktadır. Yakında bu sistemin yaygınlaşacağına şüphe yok. BMW İ8 Lazer uzun huzmeli far yapısı - Lazer diyotlar üç ayrı mavi lazer ışını demeti oluşturur.
- Işınlar bir prizma yönlendirilir ve tek bir kiriş haline getirilir.
- Yoğunlaştırılmış ışın, insan gözleri için daha güvenli olan dağınık bir beyaz ışığa neden olan bir fosfor mercekten geçer.
- Beyaz ışın bir reflektörden fırlatılıp net bir mercekten geçirerek yola yansıtılır.
| | | | Subaru Modellerinin Kuzey Kutup Dairesi'de Kar - Buz Performansı | | Gönderen: Praxis - 17-03-2018, Saat: 10:28 - Forum: SUBARUDAN HABERLER - Cevaplar (2) |  | Kuzey Kutup Dairesinde subaru modellerini test etmiş yazar. Kar ve buz açısından genel olarak hepsi mükemmel. Sınıfı geçmiş.Özellikle X- mode düğmesi harikalar yaratmış. Subaru Modellerinin Kar ve Buzla Kaplı Zeminlerdeki Performansları Dört tekerlekten çekiş sistemi daha iyi yol tutuşun anahtarlarından biri. Bu sistemlerin yeteneklerinin en iyi test edildiği ortamların başında kar ve buzla kaplı zeminler geliyor. Kuzey Kutup Dairesi üzerinde Subaru modelleriyle simetrik dört tekerlekten çekiş sisteminin yeteneklerini test ettik. Oto Test Yazar Volkan Küçükel ![[Resim: Subaru-Impreza-750x430.jpg]](https://www.otodunya.com/wp-content/uploads/2018/03/Subaru-Impreza-750x430.jpg) Hava sıcaklığı -13 C derece. Aslında şanslıymışız, çünkü bir hafta önce termometrede -36.5 C derece yazıyormuş. İstanbul’dan yola çıkarken hava sıcaklığı +14 C dereceydi. Zaten 27 C derecelik bir farkla yüz yüzeyiz; 50 C derecelik bir farkı hayal bile edemiyorum. Subaru Modelleri’yle Kar ve Buz Kaplı Zeminlere Doğru Finlandiya’da Rovaniemi adlı kentteyiz. Turistik bir bölge; çünkü Kuzey Kutup Dairesi buradan geçiyor. Yani kutup bölgesine giriş noktasındayız. Neyse ki içliklerimiz, kalın kazaklarımız, botlarımızla tam tekmiliz. Burada olma sebebimiz ise heyecan verici: Subaru modelleriyle kar ve buz kaplı zeminlerde azmaya geldik. Subaru otomobil dünyasının en özel markalarından biri. Geleneklerine bağlı, burnunun dikine giden bir marka. Boxer motor ve simetrik dört tekerlekten çekiş sistemleri alamet-i farikaları… Son dönemde bunlara gelişmiş elektronik güvenlik sistemleri de eklenmeye başladı. Parkurda bizi, Impreza, XV, Forester, Levorg, Outback, WRX STI ve BRZ bekliyor. Impreza, Türkiye’de satılmıyor ama merak ettiğim modellerden biri. Tabii WRX STI adı bile adrenalin salgılamamıza yetiyor. ![[Resim: Subaru-Impreza1.jpg]](https://www.otodunya.com/wp-content/uploads/2018/03/Subaru-Impreza1.jpg) Subaru Forester, Outback ve XV’nin Performansları Sabah 07:00’de kalkıyoruz ve karanlıkta kahvaltıya gidiyoruz. Kahvaltı çıkışı Forester, Outback ve XV’ler bizi bekliyor. Asfalt neredeyse hiç görünmüyor, tüm otomobillerdeyse Kuzey Avrupa ülkelerine özgü kış lastikleri takılı. Subaru konvoyu nedense otelin çıkışına doğru değil kayak pistine doğru hareket ediyor. Daha ne oluyor diyemeden kayak pistinin tepesinde olduğumuzu fark ediyorum. Tamam, dört tekerlekten çekiş sistemi kaygan zeminlerde yol tutuş konusunda ciddi avantaj sağlar ama ya kayak pistinden inerken? XV’nin direksiyonundayım ve bu dik ve üstelik sert karla kaplı pistten güvenli şekilde inmek için yaptığım tek şey, X-Mode düğmesine basmak. Bu gelişmiş kontrol sistemi, frenleri, CVT şanzımanı simetrik 4×4 sistemini, ESP’yi, ABS’yi ve motor besleme sistemini kumanda ederek, 4 km/s hızda beni aşağı indirdi. ![[Resim: Subaru-WRX-STI.jpg]](https://www.otodunya.com/wp-content/uploads/2018/03/Subaru-WRX-STI.jpg) Sektörde genel olarak Eğim İniş Kontrolü olarak adlandırılan bu sistem birçok markada karşımıza çıksa da bu kadar etkin çalışanına rastlamak zor. Çünkü X-Mode çok zorlu koşullarda, örneğin derin karda ya da buzla kaplı yokuşları çıkarken de inanılmaz işler başarıyor. Yani sadece bir eğim iniş kontrol sistemi değil. Diğer yeteneklerini görmek için çok beklemem gerekmedi. Orman içerisinde traktörle açılan bir yoldan ilerlemek zorunda kalınca X-Mode’un başarısını alkışlamaktan başka bir şey yapmama gerek kalmadı. Zeminden yüksekliği 22 cm olan XV, bazen altını kara sürterek ilerlerken yaptığım tek şey gaza basmaktı. Özel hazırlanmış son derece dik ve buzla kaplı tepeye tırmanıp inmek de bu sisrem sayesinde çocuk oyuncağı gibiydi. Açıkçası kompakt sınıfta yer alan hatta biraz da narin görünen bu SUV’un, Forester ve Outback gibi off-road ortamına daha hazırlıklı görünen ağabeylerinin peşinden rahatlıkla gitmesini beklemiyordum. ![[Resim: Subaru-Levorg.jpg]](https://www.otodunya.com/wp-content/uploads/2018/03/Subaru-Levorg.jpg) Forester ve Outback ile de aynı parkuru geçtik ve yüksek motor güçleri sayesinde daha iştahlı şekilde gaza basmak keyif verdi. Yol tutuşla ilgili bir piste girdiğimizde simetrik 4×4 sistemi ve X-Mode’un buzla kaplı zeminde virajlardaki güvenliğini ve hızlanmalardaki başarısını test etme fırsatım oldu. Ayrıca pistin bir noktasında sol tekerlekler yumuşak karda, sağ tekerlekler de buz üzerindeyken hızlı kalkış ve fren denemelerinde de çekiş sisteminin sağladığı denge vurgulanıyordu. Özel hazırlanmış tümseklere sahip bölümde de her üç model de sürekli üç tekerlek üzerinde hareket etti. Artık bu otomobillerin neler yapacağını anlamıştık. Yani heyecanımız sönmeye yüz tutmuştu ki, sıra drift parkuruna geldi. WRX STI ile ilk tanışmam burada oldu. 300 HP güç, 400Nm tork ve simetrik dört tekerlekten çekiş. Buzda drift yapmak bu otomobille çocuk oyuncağı. Gaz pedalıyla kontrol son derece kolay. İstediğinizi anında yerine getiren bir direksiyon. Ralli genleri hala son derece baskın. WRX STI ile bu kez bol virajlı bir pistteyim. Önce korkutuyor. Zemin tamamen buz ve altımda gerçek bir performans canavarı. Düzlüklerde gaza basıyorum ama viraj nasıl dönülecek? Neredeyse kendi dönüyor! Tabii benim de biraz katkım var. Herkes bu otomobili bekliyor. İsteksizce inip, hiç bu zeminin otomobili gibi görünmeyen BRZ’ye geçiyorum. Arkadan itiş ve buz! Neyse ki çivili lastikleri de var. Ayrıca süspansiyon elden geçirilmiş. Artık Sachs marka amortisörler kullanılıyor. Fren sistemi de Brembo. Drift için yaratılmış sanki ama diğer kardeşleri kadar affedici sayılmaz. Daha dikkatli kullanmayı gerektiriyor. Tabii bu durumda keyif de artıyor. Subaru Levorg ve Impreza da Sahnede Sırada ne var? Levorg ve Impreza. WRX STI’ın alt yapısından yararlanılan Levorg kendinden emin bir şekilde ilerliyor. Kardeşlerinden aşağı kalmıyor, tabii derin kar hariç. Benzer durum Impreza için de geçerli. Bu pistte en rahat kontrol ettiğim model ya da en huzurlu olduğum model Impreza oldu. Yine de bu iki model de adrenalin istediğinizde bunu sağlama potansiyeline de sahip. Akşam yemeğine gidiş yolunda neredeyse tek aracın geçebileceği buzla kaplı köy yolunda Outback’in konforu pastanın üzerindeki çilek gibiydi. Neredeyse 10 saat boyunca Subaru modelleriyle kar ve buz üzerinde yapılabilecek ne varsa yaptık. Sonuç mu? Keyif, güvenlik ve performans bir arada! Otohaber | | | | Patlamış Mısır Gerektirir | | Gönderen: sarpworks - 16-03-2018, Saat: 22:18 - Forum: SOHBET - GEYİK - MİZAH - Cevaplar (17) |  | Youtube da dolanirken tesadufen rastladim bu videoya. New Jersey eyaletinde heyecanli kovalamaca. Bu sefer helikopterden degil direkt polis aracindan kayit paylasilmis. Kaydi yapan arac otoyol polisi. yani belirli bir otoyolda gorev yapan bagimsiz birlik. Kovalamaca 100 mil hizin uzerinde oldugu yapildigi aciklanmis. Olay 95 nolu otoyola da sicrayinca favorim olan eyalet polisleri de mudahaleye katilmis. 6:50 de yardim seridinde yardiran arkadasa dikkat ederseniz eyalet polislerinin araclarinin ne kadar performansli oldugunu gorebilirsiniz. Sonuc? 4 tutuklama. yaslari 22-25 arasi degisen guney amerikali gencler. yalniz en son iyi dayak yediklerini tahmin ediyorum 9:17 den sonra epey gurultu kopuyor. | | | | Subaru’nun güvenliği | | Gönderen: Levent - 16-03-2018, Saat: 21:52 - Forum: SUBARUDAN HABERLER - Cevaplar (9) |  | Subaru’nun EyeSight özellikli 6 modeli “IIHS 2017 TOP SAFETY PICK + (TSP+) Güvenlik Ödülü”nü kazandı. ABD’deki sigorta şirketleri tarafından desteklenen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan IIHS, Subaru’nun 2018 model Yeni XV (Crosstrek) ve WRX modelleri ile birlikte EyeSight özelliğine sahip Legacy, Outback, Forester ve Impreza modellerini “IIHS TSP+” ödülüne layık gördü. Subaru'nun güvenliği ödülle tescillendi.Subaru’nun EyeSight özellikli 6 modeli “IIHS 2017 TOP SAFETY PICK + (TSP+) Güvenlik Ödülü”nü kazandı. ABD’deki sigorta şirketleri tarafından desteklenen, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan IIHS, Subaru’nun 2018 model Yeni XV (Crosstrek) ve WRX modelleri ile birlikte EyeSight özelliğine sahip Legacy, Outback, Forester ve Impreza modellerini “IIHS TSP+” ödülüne layık gördü. Subaru güvenlik ödülü ile kendini kanıtladı. Subaru, Amerikan Karayolları Güvenliği Sigorta Enstitüsü, her yıl açıklanan 2017 TOP SAFETY PICK+ (TSP+) ödüllerinde, yenilenen Subaru XV (Crosstrek) ve WRX ile Önleyici Güvenlik Sistemi EyeSight’a sahip olan Subaru Legacy, Outback, Forester ve Impreza modellerini, en yüksek güvenlik kategorisi ile ödüllendirdiğini açıkladı. TSP+ ödülünü kazanmak için bir aracın, IIHS’nin tüm çarpışma testlerinde-önden kısmi çarpışma, önden tam çarpışma, yandan çarpışma, tavan koruması ve kafa koruması-önden çarpışmayı önleme alanında “en iyi” ya da “iyi” notlarını ve ön far alanında ise “kabul edilebilir” veya “iyi” bir not alması gerekiyor. Subaru XV (Crosstrek), araç içi “iyi” çarpışma notlarına ek olarak opsiyonel “önden çarpışma önleyici” özelliği sayesinde bir diğer “iyi” notu daha almayı başardı. 12 mil/s ve 25 mil/s hızlarında gerçekleştirilen IIHS pist testlerinde, XV (Crosstrek)’de yer alan Subaru’nun orijinal Önleyici Güvenlik Sistemi EyeSight, aracın “iyi” notu almasını sağladı. Bu modelde aynı zamanda Ulusal Karayolları Trafik Güvenliği İdaresi’nin kriterlerine uyan “önden çarpışma uyarı sistemi” de bulunuyor. | | | | En Sadık Müşteri Kitlesi | | Gönderen: Levent - 16-03-2018, Saat: 12:46 - Forum: SUBARUDAN HABERLER - Cevaplar (6) |  | Son 10 yıllık veriler açıklandı; en sadık müşteri kitlesine sahip otomobil markaları hangileri. Japon otomobil markalarının ilk sıraları kimseye bırakmadığı araştırmada, listenin sonunda yer alanlar kimileri için şaşırtıcı olmadı. Cenevre Otomobil Fuarı‘yla birlikte uzun bir süredir sonuçlanmasını beklediğimiz iki önemli ödül için son adımlar atıldı. Organizasyon kapsamında “2018’de Yılın Otomobili” ödülü için nihai karar açıklanırken, “Dünyada Yılın Otomobili” ödülü için her branşın son üç adayı belirlendi. 2017’yi geride bırakmamızın ardındansa ocak ayı içerisinde satış bazında dünyada en başarılı grupların sıralamasını öğrendik. Her yıl olduğu gibi kademeli olarak yürüyen bu süreçte, “Dünyada Yılın Otomobili” ödülü için ay sonu açıklanacak nihai kararı beklerken, karşımıza çok daha derin verilere dayanan bir araştırmanın sonucu çıktı. Edmunds Trade-In Loyalty tarafından 2007 ile 2017 arasını baz alan istatistikler bizlere memnuniyetle doğru orantılı sadık kullanıcı kitlesiyle ilgili bilgiler sunuyor. Japon otomobillerinin çok ciddi üstünlük sağladığı listede gerileyen markalar olağan şüphelilerden başkası değil. Değerlendirme kapsamına alınan tarihler arasında 13,9 milyon araç satışını mercek altına alan Edmunds Trade-In Loyalty; Toyota, Subaru ve Honda‘nın en sadık müşteri kitlesine sahip olduğunu açıkladı. Sırasıyla yüzde 63, yüzde 61 ve yüzde 60 oranında sadık kullanıcı payına sahip olduğunu gördüğümüz bu üç markayı yüzde 54 ile Chevrolet, yüzde 54 ile Ram ve yüzde 53 ile Hyundai takip ediyor. Listenin dip noktasında ise Chrysler, Smart ve Dodge‘un yer aldığı görülürken, iki markanın FCA grubuna dahil olması da dikkatlerden kaçmıyor. Premium segmetin ilk üç sırasında ise Lexus, Audi ve Land Rover‘ın yer aldığını görüyoruz ki Lexus’un Toyota dahilinde olduğunu hatırlatmakta fayda var. | | | | Subaru Viziv Tourer Tanıtıldı | | Gönderen: Praxis - 16-03-2018, Saat: 09:06 - Forum: SUBARU DUNYASI - Cevaplar (2) |  | 2018 Konsept Cenevre Otomobil Fuarında Tanıtıldı [img=1008x0]http://www.teknotalk.com/wp-content/uploads/2018/03/SUBARU_VIZIV_TOURER_CONCEPT_at_2018_Geneva_International_Motor_Show_6.jpg[/img] SUBARU VIZIV TOURER CONCEPT 2018 SUBARU VIZIV TOURER 2018 Konsept Cenevre Otomobil Fuarında Tanıtıldı. Subaru Corporation, bu yıl 88’incisi düzenlenen Cenevre Otomobil Fuarı’nda Subaru VIZIV Tourer Concept‘in Dünya Prömiyerini gerçekleştirdi. Subaru’nun 2013 yılında Subaru VIZIVConcept modeliyle başlattığı VIZIV (Vision for Innovation) konsept modelleri, Subaru markasını geleceğe taşıyacak yeni tasarım ve teknolojilerin yönünü ve markanın gelecek vizyonunu temsil ediyor. ![[Resim: indir.jpg]](http://thumb.ibb.co/jszj5H/indir.jpg) Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenen ve markanın gelecek vizyonunu işaret eden Subaru VIZIV Concept serisinin “Sport Tourer” modeli, Simetrik Sürekli Dört Çeker Sistemi ve Boxer Motor’unun yanı sıra Subaru’nun uzun yıllardır geliştirdiği güvenlik, çok yönlülük ve performansa ek olarak gelecek teknolojilerini de bünyesinde barındırıyor. Gelecekte sürüş destek teknolojilerinin daha yaygın olarak kullanılacağını öngören Subaru, yeni nesil “Önleyici Güvenlik Sistemi EyeSight”ı diğer gelişmiş sürüş destek sistemleriyle birleştirerek VIZIV Tourer Concept’e yerleştirdi. Bu yeni teknolojiler sürücünün yorulmadan uzun yol gidebilmesine ve aktif yaşam tarzından maksimum keyif alınmasına yardımcı oluyor. [img=620x0]http://www.teknotalk.com/wp-content/uploads/2018/03/SUBARU_VIZIV_TOURER_CONCEPT_at_2018_Geneva_International_Motor_Show_5-620x413.jpg[/img] Subaru’nun gelecek hedefi, “keyif ve iç huzurunu” temsil eden araçlarını hem tasarım hem de teknik açıdan geliştirmek olacak. Subaru VIZIV Tourer 2018 Concept Teknik Özellikleri - Boyutlar (uzunluk × genişlik × yükseklik): 4,775 × 1,930 × 1,435 mm
- Aks mesafesi: 2,730 mm
- Lastik ölçüsü: 245/40 R20
- Oturma kapasitesi: 4
![[Resim: SUBARU_VIZIV_TOURER_CONCEPT_at_2018_Gene...ow_2_3.jpg]](http://thumb.ibb.co/fKUj5H/SUBARU_VIZIV_TOURER_CONCEPT_at_2018_Geneva_International_Motor_Show_2_3.jpg) Tasarım Özellikleri Konsept aracın altıgen ızgaradan başlayarak öne eğilimli duruşu ve genişletilmiş çamurlukları, sürüş keyfi ve güvenlik hissini ifade ediyor. Otomobilin arkasında yer alan geniş bagaj alanı VIZIV TOURER’ın fonksiyonelliğini artırıyor. Subaru VIZIV Tourer Concept, kullanışlı özellikleri “sport tourer” tarzı gövdeyle birleştirerek, sürücü ve yolcuların yaşam tarzını daha da zenginleştiren “keyif ve iç huzuru” sunuyor. Gelişmiş Sürüş Destek Teknolojileri Subaru, 2020 yılının başında sunulması planlanan gelişmiş sürüş destek teknolojilerini Subaru VIZIV Tourer Concept’te sunuyor. Subaru, Önleyici Güvenlik Sistemi EyeSight teknolojisinin yanı sıra radar, son derece hassas bir GPS ve navigasyon sistemlerini de geliştirerek kazaları ortadan kaldırmayı hedefliyor. Sekzsilindir de de bunla ilgili bir yorum var. http://www.sekizsilindir.com/2018/03/yen...ncept.html | | | | Subaru Legacy Radyo sokme | | Gönderen: sarpworks - 16-03-2018, Saat: 03:14 - Forum: Aydınlatma-Ses-Multimedya - Cevaplar (6) |  | Radyo da olusan statik problemi yasamamdan dolayi, arkadaslarin onerisini uygulamak icin aksam is donusu radyoyu sokme islemini gerceklestirdim. Acikcasi bu islemi yaparken detayli resim cekmeyi dusundum cunku ilerisi icin projesi olan varsa neyi nerde oldugunu resimlerden gorebilir. Gerekli aletler -duz tornavida / plastik spatula -yildiz tornavida uzun sapli ve kisa sapli 1: vites cevresindeki krom cerceveyi kenarindan plastik spatula veya cizmeden tornavida ile kanirtarak cikartiyoruz. (Otomatik vites icin gecerli) ![[Resim: IMG_9999.jpg]](http://thumb.ibb.co/hEr0ec/IMG_9999.jpg) 2. Vites kolu ile baglantisi olmayan paneli duz tornavida ile el freni onunden kaldirarak cikartiyoruz. Isterseniz plastik spatula ile yolcu tarafindan cikartabilirsiniz. Kredi karti da ise yarayabilir( yuksek limitli ) bu panel bagaj kapagi gibi el freni onunden kaldirildiginda teyp altindan ayrilacaktir. Vidasiz, tirnakli montaj. Tamamen cikartmadan, cakmak arkasindaki soketi elinizle kilidine bastirarak cikartin. bu islem yine otomatik vites icin gecerlidir. ![[Resim: IMG_0001.jpg]](http://thumb.ibb.co/c548Xx/IMG_0001.jpg) ![[Resim: IMG_0002.jpg]](http://thumb.ibb.co/iXQtzc/IMG_0002.jpg) 3. Resimde goruldugu uzere 2 tane siyah vida ile, konsolun sag/sol citalari sokuyoruz. Vidalari cikarttiktan sonra, torpidoyu acik tutun. Vites cevresini yukari dogru nazikce kanirttiginizda ayriliyor sonra duz sekilde cekin. Tirnaklar kirilmadan gelecek. Ayni sekilde sofor tarafini da sokun. ![[Resim: IMG_0004.jpg]](http://thumb.ibb.co/gJ0Xsx/IMG_0004.jpg) ![[Resim: IMG_0005.jpg]](http://thumb.ibb.co/ntoVec/IMG_0005.jpg) 4. Isin puf noktalari burdan sonra basliyor. Oncelikle digital klimasi olanlarda tahminimce daha kolaydir, ama benim gibi gariban klimalisinda sinirleriniz bozulabilit sakin olun. Radyonun oldugu panel komple gelecek. Sag ve solda gorunen 3 er vidayi sokuyoruz. Sakin cekmeyin gelmeyecektir. Sag ve solda icerde kalan 1 er vida var. onlari cikartirsaniz, radyo paneli komple disari gelecek. Vidayi cikartirken dusurmeyin bulmasi zor oluyor. Tecrubeyle sabit. Nazikce disari birazcik cekip resimdeki gibi flasor dugmesinin arkasindaki soketi cikartin. Boylece radyo biraz daha one gelecek ![[Resim: IMG_0006.jpg]](http://thumb.ibb.co/cuSdXx/IMG_0006.jpg) 5. Bosuna bu niye gelmiyor diye sinirlenmeyin. Gariban klimasinin arkasinda tel mekanizma var. onda esneme olmadigi icin disari gelmeyecek. Radyonun sag ve solundaki metal ayaklari soktugumuzde, gariban klimasi radyo panelinden ayrilacak. Ben sadece sag tarafi soktum yeterli oldu. Sonrasinda kenarlardaki plastigi cekerek tirnaklari bosa dusuruyoruz. Gariban klimasi cikiyor. ![[Resim: IMG_0007.jpg]](http://thumb.ibb.co/dzoDzc/IMG_0007.jpg) ![[Resim: IMG_0010.jpg]](http://thumb.ibb.co/f9CHQH/IMG_0010.jpg) **** Radyo panelini degismek isteyen arkadaslar, panelin ustunde 2, sag ve solda 1 er vidayi sokup tirnaklari bosa dusurup biraz ugrasarak cikartabilir. Sanirim radyonun ses dugmesi ve cd/fm/am/aux dugmesi cikmasi gerekiyor. 6. Radyonun arkasina elinizi sokup, soketleri nazikce cikartiyoruz. Buyuk soket hoparlor, elektrik soketi, siyah ortada olan soket aux, diger siyah sase olsa gerek. Radyo yu disari alirken sol arkada anten soketini cikartmaniz lazim. Neyseki subaru bu konuda comert davranim kabloyu uzun tutmus. ![[Resim: IMG_0008.jpg]](http://thumb.ibb.co/f8pQCx/IMG_0008.jpg) ![[Resim: IMG_0011.jpg]](http://thumb.ibb.co/mAhOzc/IMG_0011.jpg) 7. Radyonuzu basarili bir sekilde cikarttiniz. Yapacaginizi yaptiktan sonra butun islemleri sondan basa dogru yaparak toplayabilirsiniz. Benim aractaki radyo ![[Resim: IMG_0009.jpg]](http://thumb.ibb.co/goiP5H/IMG_0009.jpg) Birde boyle birsey var ne oldugunu bilmiyom. Aracta harman-kardon ses sistemi oldugu icin Amfi oldugunu tahmin ediyorum. Birde ne oldugunu bilmedigim bu kucuk soket. Fiber optik baglantisina benziyor. Antenin soketinin ici de resimdeki gibi ![[Resim: IMG_0014.jpg]](http://thumb.ibb.co/hjfOXx/IMG_0014.jpg) ![[Resim: IMG_0021.jpg]](http://thumb.ibb.co/nwAOXx/IMG_0021.jpg) | | | Boxer Motor Nedir? Avantajları- Dezavantajları | | Gönderen: Mustafa ESEN - 15-03-2018, Saat: 22:34 - Forum: SUBARU DUNYASI - Cevaplar (7) |  | Boxer (Boksör) Motor Nedir? https://youtu.be/8BWEcXe6NU0 Boxer motor; pistonları yere paralel olacak şekilde, silindirlerin tek bir krank milinin hareketiyle çalıştığı motor tipidir. Pistonlar, krank milinin 2 sıra halinde yerleştirilmesi sonucunda, hareketlenme tek bir düzeneğin hareketiyle sağlanmaktadır. İçinde kullanılan parçalar sıralıdır ve V tipi motorlardan farkı yoktur. Her motorun sahip olduğu gibi Boxer’da da supap, piston, eksantrik mili ve krank mili gibi ana parçalarla hareketleri söz konusudur. Normal motorların dik açıda çalışan silindirleri Boxer için yatay olarak düşünülmüştür. Boxer Motor Nasıl Çalışır? Daha iyi anlamak adına; V motoru ele aldığımızda silindirlerin kafaları 45 – 90 derece açıyla durmaktadır. Boxer’da ise bu açı 180 derecedir. Yani dik açıda duran bir şeyi açarak yatay konuma getirilmiş olarak da düşünebiliriz. İşte bu açı farklarından dolayı motor bloğunun tasarımı Boxer’ın çalışma prensibine göre yapılmıştır. Neden Boxer (Boksör) isminin verildiği de aslında açıkça belli oluyor. Mesela bir boks maçını hayal edelim. Sonrasında ise sporcuların birbirlerine hamle yaptığı sırada kol hareketlerini göz önüne getirelim. İşte Boxer motor, müsabaka sırasında boksörlerin kol hareketlerinden ilham alınarak hayata geçirilmiş bir çalışma prensibidir. En çok karıştırılan konulardan bir tanesi de Boxer’ın zıt piston motor zannedilmesidir. Bunu ayırt etmenin en basit yolu Boksör ünitede krank mili her bir piston için ortak ve ortada olurken, zıt pistonlu motorda krank mili ayrı ve çoğunlukla dışta durmaktadır. ![[Resim: boxer_motor_nedir.jpg]](http://thumb.ibb.co/iwA12x/boxer_motor_nedir.jpg) Boxer Motorun Avantajları Nelerdir? 1896 yılından beri kullanılan Boksör motor, sağladığı avantajlar sayesinde kullanım yoğunluğu bir hayli fazla olan motor türüdür. Çalışma prensibi olarak, iki boksörün karşılıklı yumruk atmasına benzetilen Boxer motorun avantajlarından bazıları şu şekildedir: ![[Resim: boxer_motor_avantajlari.jpg]](http://thumb.ibb.co/n0kFvH/boxer_motor_avantajlari.jpg) Boxer Motor Diğer Tiplere Göre Daha Dengelidir Boxer motorun avantajlarını anlatırken ilk olarak denge konusuna değinmek istiyoruz. Boxer neden dengeli bir motor? Cevabı oldukça basit. V ve sıralı motorlara göre Boxer üniteler, aracın normalden biraz daha aşağısına konumlandırılmıştır. Söz konusu durumda geniş olan motor bloğunun aşağıya alınmasıyla kusursuz bir eşit dağıtım yapılmış oluyor. Aracın kaputunu açtığınız anda silindir ve motor konumunu anlattığımız şekilde görebilirsiniz. Ön ve arka aks mesafelerinin eşit yapılması, torkun eşit dağıtılmasını sağlıyor. Bir de Subaru’nun akıllı dört çeker sistemi “simetrik 4 çeker” i devreye almasıyla aracımızın kayma eğilimlerini mümkün mertebe yok ederek, sürekli bir dengede tutma çabasında oluyor. Boxer Motor Özgün Çalışma Sesine Sahiptir Boxer’ın avantaj konusundaki diğer artısı ise kendine özgü çalışma sesine sahip olmasıdır. Boxer motor doğası gereği diğer ünitelere göre biraz daha sesli çalışır. Sesli çalışma konusunu açtığımızda; biraz homurtu ve V tipine göre kalın notalarda çalıştığını söyleyebiliriz. Bu da birçok kişinin sevdiği orta dereceli sportif sesler sağlamaktadır. https://www.youtube.com/watch?time_conti...P0wzXlWkPA Boxer Motor Diğer Tiplere Göre Daha Güvenlidir Alman’ın icat edip Japon’un ileriye taşıdığı Boxer tipi motorun avantajlarından birisi de güvenli oluşu. Boxer motor neden güvenli? Nedeni motor bloğunun ince mühendislik işçiliği ile yerleştirildiği konumundan kaynaklıdır. Çünkü bu ünite demin bahsettiğimiz gibi normalin daha aşağısına yerleştirilmiştir. Bundan dolayıdır ki önden gelebilecek büyük kazalarda yolculara paralel ve dik şekilde gelmeyecek, motor bloğu yolcu kabinine uğramadan altına düşecektir. V tipi ve sıralı motorların yukarı konumlu yerleşimleri kaza sırasında yolcu kabinine direkt gelerek yaralanmalara hatta bu sebepten ölümlere yol açmaktadır. Ancak günümüz otomotiv üreticileri modellerinin de kaza sırasında motorları aşağıya düşme eğilimi göstermektedir. Yine de yapılan araştırmalar Boxer’ın daha güvenli olduğunu söylemektedir. Boxer Motorun Titreşimi Daha Az Sarsıntı Yaratır Boxer avantajlarına vibrasyon olayını da ekleyebiliriz. Çünkü çoğumuz araçlarımızın çalışırken veya gidiş sırasında verdiği titreşimlerden rahatsız olabiliriz. Yapısı gereği Boxer motor, pistonların çalışma prensibinden dolayı oldukça az sarsıntılar yaratmaktadır. Konuyu sıralı ve V tipi motorlara taşıdığımızda; pistonlarının bir hizada çalışmalarından dolayı titreşimi absorbe etme yetenekleri Boxer kadar gelişmemiştir. Boxer Motorun Dezavantajları Nelerdir? Her şeyin olduğu gibi Boxer motorların da hem iyi hem kötü yanları bulunuyor. Birine avantaj gelen bir konu, bir başka kişi için sorun olabiliyor. Bu nedenle biz sizlerle Boxer motorun var olan dezavantajlarından da bahsettik. İşte onlardan birkaçı; Boxer Motorun Yüksek Sesli Çalışması Dezavantajlarına ses konusuyla başlamak istiyoruz. Yukarıda avantaj olarak bahsettiğimiz motor sesinin dezavantajı da olmaktadır. Peki, neden ses avantajken dezavantaja döndü? Sebebi normale göre horultulu çalışan motoru sizleri rahatsız edebilir. Bilirsiniz ki ses konusu insanların adrenalin seviyelerini yükseltmektedir. Bundan dolayı fazla gaz tepkimeleri yaparak aracınızın daha fazla yakıt tüketmesine neden olabilirsiniz. Boxer Motorun Bakım ve Onarım Zorluğu Boxer motorların bakım ve onarımları diğer motor tiplerine göre zor bir işçilik gerektirmektedir. Yatay konumlu motorun usta tarafından parçalara ulaşımı ve değişimi normale göre daha zahmetlidir. V tipi motorların en basit bujileri yukarıda ulaşılabilecek yerdeyken Boxer’da motor bloğunun alt yan kısımlarına konumlandırılmıştır. Aslında birçok firmanın tercih etme sebeplerinden birisi de budur. Boxer Motorun Yüksek Maliyetli Oluşu Boxer motor kullanan üreticiler oluşumu bir araya getirebilmek için fazla parça kullanmak zorundadır. Yani V tipi ve sıralı motorlara göre daha fazla parçaya ihtiyacı vardır. Bunların her birini kullanıcılar tarafından düşünecek olursak oldukça fazla maliyetli, uzun süren bakım ve onarım işlemleri gerçekleşmesi gerekmektedir. Boxer Motorlu Araçların Güç Aktarımı Boxer motorların AWD çekiş sistemini kullanmak zorundadır. Aslında şöyle düşünebiliriz; Subaru firması Boxer motordan dolayı mecburen AWD (All Whell Drive)’ye başvurmak zorunluluğundadır. Dik ve yan şekilde konumlandırılan sıralı motor tipleri önden çekişe izin vermektedir. Dezavantaj kısmına baktığımızda Boxer’lar bulundukları konumda önden çekişle uyumsuzluk içinde olmaktadır. Bu sebeptendir ki konusu geçen 4×4 AWD sistemi simetrik şekilde Subaru araçlarında kullanılmaktadır. Boxer Motorun Günümüzde Kullanım Yoğunluğu Nedir? Farklı yol ve prensiplerde çalışan Karlz Benz’in “kontra motor” dediği üniteyi kullanan günümüzde sadece Porsche ve Subaru firmaları kalmıştır. 1966 yılanda 1.0L 4 silindirli motorlarla başlayan Japon firma bu zamana kadar yaklaşık 16 milyon Boxer motor üretip modellerinde kulanmıştır. Subaru, Boxer’ın dizelini de geliştirerek ilk Legacy sedanında kullanılmıştır. Subaru’nun %30’na sahip olan Toyota ile ortak bantta imal edilen GT86 spor modelinde de Boxer motor kullanılmaktadır. Porsche tarafına baktığımızda 1948 yılında ilk Beetlemodelinde kullanmaya başladığı Boxer’ı en son, dünyanın en pahalı arabaları listesinde yer alan Lykan Hypersport’a özel geliştirdiği 6 silindirli ünitesini vermiştir. [/url] Ateşleme Sistemi Nedir? Nasıl Çalışır? [url=http://bilgihanem.com/atesleme-sistemi-nedir-nasil-calisir/]Boxer motorun tarihi ile başladığımız yazıda, farklı prensiplere bağlı olarak çalışan ünitenin avantajlarından ve dezavantajlarından bahsettik. Günümüz standart motorlarına oranla baktığımızda çoğu yerde üstünlüğü var. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi ünite parça yerleşimlerinin sıralı ve V tiplerine göre ters açılarda olması, aynı zamanda maliyet ve işçilikte zorluklar çıkartıyor. Ancak Boxer’ın konum gereği düz, arka ve ortadan motorlu araçlara göre yüksek denge kontrolüne sahiptir. Yapılan bir deneyde; Subaru Forester SUV’u tam ortadan ikiye kesilerek iki parça haline getirildi. Sonrasında her bir parçanın eşit ağırlıkta olduğu anlaşılmıştır. Verdiğimiz bu örnekten de mühendislerin Boxer motor için ne kadar üstün çalışmalar yaptığını anlayabiliriz. yazılar bilgihanem.com'dan alıntıdır. | | | | Subaru Legacy 2010 Titreme Problemi ve Çözümü | | Gönderen: Cherkess - 15-03-2018, Saat: 16:08 - Forum: TEKNİK - Cevaplar (11) |  | Arkadaşlar bu konuyu açma sebebim aracımı ilk aldığımda aldığım arkadaş araçta yeni ortaya çıktığını ve ya daha önce fark edemediğini söylediği bir titreme mevcuttu. Fren yapınca yapıyor ama her zaman olmuyor dedi. Bende ilk ihtimal olarak aküdendir diyerek aldım aracı. Bir müddet hiç olmadı zaman zaman gün içinde bir kaç kere belki titreme yapıyordu. Freni bırakıp tekrar bastığımda kesiyordu titremeyi. Oto elektrikçi aküden kaynaklı olmadığını söyledi. Daha sonra voltajın düştüğünü farkettim ama fren yapınca devir düştüğü için voltaj düşmelerinin de normal olduğunu öğrendim. Alternatör kaynaklıdır dedim alternatörden de çıkmadı. Titremeyle yaşamaya tam alışmıştım ki LPG taktırdım. Lpg takılınca titreme kesildi benzinde yapıyor lpg de yapmıyordu. Ancak bir tıslama sesi duydum bir gün. LPG kaçırıyor diye gittiğimde LPG sisteminde hiçbir kaçağın olmadığını gördük sonra Hocam manifold contası hava alıyor dedi usta. Manifoldu sökünce gördük ki conta kurumuş ve parçalanmaya ramak kalmıştı. Silikon sürdük motor toplarken kullanılan cinsinden titreme bitti ama kaçak yine var sesi duyabiliyorum. Parçayı sipariş ettim yarın elime geçecek. Daha önce neden farkedilememiş derseniz LPG takarken enjektör kablosundan elektrik almak için manifoltu gevşetmişler çünkü enjektörlerin üzerinde metal koruma mevcut o engel olmuş. İyi ki de öyle olmuş yoksa asıl problem fren yapıldığı zaman araç boğaz kelebeğini kapatınca contadaki çatlaktan pistonların vakumuyla içeri hava girişi oluyormuş bu da ateşlemeyi bir müddet daha zayıf şekilde devam ettirerek titremeye sebep oluyormuş. Mesela aracımın manifoldu yeni modellerde olduğu gibi plastik ve bu boğaz kelebeği de hava filtresi kutusundan gelen borulara bağlı. Araçla yokuş çıkarken fren yapınca titreme yapmıyordu çünkü motor öne yığılmıyordu ama yokuş inerken motor da öne yığılarak manifoltu esnetebiliyordu ve titreme kaçınılmazdı. Titreme sanki tork konventörü yalpalıyormuş gibi bir his de uyandırmıyor değildi tabi. Zaten araçta servis kayıtlarından bakılınca tahminim bu titreme yüzünden bobinler bujiler tork konventörü değişmişti. Hatta bujiler iki kere değişmiş Tork konventörü bir kere revizyona gitmiş sonra komple değişmişti. Araç zaman zaman arıza lambasını da yakıyordu çıkan kodlarda ateşleme hatası veriyordu. En son Lambda Sensörü arızası da vermişti. Lambda sensörü kesin bozuk olmakla birlikte Alternatörü de değiştirdim ancak onun sağlam olduğuna eminim. Onun harici pek bir işlem de yapmadım. Bu da Sinsi Arızalar arasında yerini alsın diyerek paylaşıyorum. Araç manuel olsa belki titreme yapmayacaktı o da ayrı bir konu tabi. Neyse çok şükür bu problemi de böylece halletmiş bulunuyorum inşallah bir daha da başka bir problem yaşamam. Aşağıda resimde gördüğünüz ahtapot kolu gibi olan motorun üzerindeki düzenek Emme Manifoldudur arkadaşlar. Tüm Subarularda Standarttır. Bir de döküm olanı var o da daha alttaki fotoda görünüyor. ![[Resim: Subaru-Engine.jpg]](https://mountainautorepair.net/wp-content/uploads/2017/09/Subaru-Engine.jpg) Emme manifoldu nedir. Görevi nedir. Arızası nasıl anlaşılır? Motorlu taşıtlar motor bilgisi bölümünde bu yazımızı emme manifolduna ayırdık. Emme manifoldu nedir. Manifold arızası nasıl anlaşılır. emme manifoldu hava alırsa ne olur. Emme manifoldunun görevi.Emme manifoldunda kaçak kontrolü ve emme manifoldu sızıntısı gibi konuları işleyeceğiz. Emme manifoldu Otomobiliniz nefes alıyor. Tıpkı sizin gibi. Hava alır ve nefes verir, egzoz yapar. Ancak, hava, özellikle de içerdiği oksijen, vücudunuzda yaşamınız için önemli maddelerden biri olduğu gibi, arabanızın hayatını (veya en azından hareketini) sağlayan en önemli maddelerden biridir. ![[Resim: 620201601499428791.jpg]](https://www.megaparts.eu/uploads/productgalleryfile/images/960x635/620201601499428791.jpg) Subaru Emme Manifoldu İçten yanmalı motorlu otomobillerde (ve pazara girmeye başlamış olan elektrikli otomobillere rağmen, çoğu otomobilde (melezler de dahil olmak üzere) hala içten yanmalı motorlara sahiptir), hareketi mümkün kılan şey, yanma odalarında meydana gelen bir dizi küçük patlamadır . Bu patlamaların yakıtı genelde benzindir. Ancak oksijen olmadan patlamalar mümkün olmaz ve yanma gerçekleşmez. Motorun çalışması için, aracınızın silindirlerinde uygun hava ve yakıt karışımı olmalıdır. Emme manifoldunun görevi Bir araba vücudunuza benziyorsa, Motoru vücudun kalbi , emme manifoldu akciğeridir diyebiliriz. Emme manifoldu, motora gelen havayı silindirlerin her birine eşit olarak dağıtan bir dizi tüptür; Doğru miktarda hava doğru miktarda gaz karıştırabilir. Çoğu içten yanmalı motor dört zamanlı bir proseste çalışır ve ilk vuruş sırasında (emme girişi adı verilir) emme manifoldundaki hava, bir vana veya valf vasıtasıyla her bir silindire emilir. Bu emme valfleri daha sonra diğer üç vuruş (sıkıştırma, yanma ve egzoz) için kapanır ve döngü baştan başlayınca yeniden açılır. Her emme stroku için valf açıldığında yeterli havanın mevcut olduğundan ve her silindire diğerlerininki kadar hava geldiğinden emin olmaktan sorumlu olan emme manifoldudur. Emme manifoldu sızıntı yaparsa ne olur? Emme Manifoldu hava alırsa ne olur ? Emme manifoldu kaçakları yaygın değildir, ancak bazen gerçekleşir. Aslında Emme manifoldundaki bir sızıntının sonucunda havanın kaçması ve aracınızın silindirlerine daha az hava gelmesi beklenir. Ancak böyle olmaz. Tam tersine, manifoldun içindeki hava basıncı motoru çevreleyen ortam havasındaki basıncının altında olduğundan, manifold aslında sızıntının içinden ek havayı emer. Bu, silindirlere çok fazla hava atacak ve yanında sıkıştırılabilecek benzinin miktarını azaltacak ve bu da daha az etkili yanma sağlayacaktır.Yani emme manifoldu hava alırsa motorunuzun verimi düşecektir. Bu küçük patlamalardan biri aracınızın silindirlerinden birinde gerçekleştiğinde krank milini çevirdiğini unutmayın. Çok fazla hava ve yanma işlemi için yeterli benzin yoksa, patlamalar daha zayıflayacak ve krank milini çevirmek için motorunuz daha fazla çalışacaktır. Dolayısıyla, gaz pedalına her bastığınızda aracınızın daha yavaş tepki gösterdiğini fark ederseniz, gaza basıyorum araba gitmiyor ya da . gaza basıyorum ama araba geç algılıyor diyorsanız, emme manifoldundaki bir sızıntı suçlu olabilir. Emme manifoldu arızası nasıl anlaşılır? Ancak, arabadaki performans düşüklüğünün diğer olası nedenleri de var. Aracınızın hızlanma isteksizliğinin manifoldundaki kaçaktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını nasıl anlarsınız? Bir yöntem sadece motorunuzu dinlemektir. Otomobiliniz size bir sorun olduğunu söylemeye çalışıyor olabilir, bu yüzden bir an duraklatın ve ne dediğini anlamaya çalışın. Aslında, ara vermeniz gerekecek, çünkü genellikle motoru rölantide çalışırken duyabilirsiniz. Motor rölantide iken tıslama, ıslık çalma gibi sesler geliyor olabilir. Motorun durması çok yavaş gerçekleşebilir. Veya, aracın ateşlemesini kapattığınızda, bir süre daha çalışmaya devam ediyor olabilir. Bunların hepsi emme manifoldu sızıntısı belirtileri olabilir. ![[Resim: emme-manifoldu-arizasi.jpg]](https://www.makinaegitimi.com/wp-content/uploads/2017/04/emme-manifoldu-arizasi.jpg) Emme manifoldunda kaçak-sızıntı kontrolü Bazı uzmanlar, motor rölantide çalışırken emme manifoldunun contalarına az miktarda marş sıvısı püskürtmeyi önerir. Buna motor, herhangi bir şekilde tepki verirse – örneğin çabuk hızlanarak – sızıntılardan sıvı akması. Tüm bu işaretler, bir oto tamircisine kesin bir kaçak kontrolü için bir ziyarette bulunmanız gerektiğini gösteren bir uyarıdır. Alıntı: https://www.makinaegitimi.com/motor-bilg...foldu.html | | | | FORD Geri Çağırma | | Gönderen: Mustafa ESEN - 14-03-2018, Saat: 17:07 - Forum: OTOMOTİV SEKTÖRÜ GÜNDEM - Cevaplar (1) |  | Ford 1.4 milyon aracı geri çağırıyor. ABD´li otomobil üreticisi Ford, Kuzey Amerika´da direksiyon milinin gevşeyerek yuvasından çıkması sorunu nedeniyle 1.4 milyon aracı geri çağıracağını açıkladı. CNBC´de yer alan habere göre geri çağırmanın 2014 ve 2018 yılları arasındaki bazı Ford Fusion ve Lincoln MKZ modellerini içerdiği belirtildi. 1.3 milyonun üzerinde aracın ABD´de geri çağıralacağı söylenen açıklamada kalan araçların Kanada ve Meksika´dan geri çağırılacağı belirtildi. DHA | | | | Subaru Outback 2011 2.0 Dizel Deneyimim - Fotoğraflı | | Gönderen: bahcekapiliyavuz - 14-03-2018, Saat: 16:47 - Forum: SUBARU DİZEL MODELLER - Cevaplar (11) |  | Subaru Outback aracımla Mayıs 2017'den beri birlikteyiz. Son söyleyeceğim cümleyi ilk söyleyeceğim ve bunu kesinlikle abartmıyorum. Bugüne kadar sahibi olduğum hiçbir araç beni bu kadar etkilemedi ve kendine bağlamadı. Outback bana aslında şöyle fısıldıyor gibi: “Beni kıramazsın ben çok sağlamım” Subaru Outback aracımı Antalya'da bir arkadaştan satın aldım. O dönem Marmaris Çubucakta gönül bağımı asla koparmadığım Citroen markası vasıtasıyla tanıdığım arkadaşlarımla kamp yapacaktık. Nisan ayı başı gibi kamp tarihi net olarak belli olunca uçuş biletimi aldım. Mayıs ayı girince ikinci el pazarının biraz hareketlendiğini gördüm ve 2 yıldır kullandığım Skoda Superb 1.4 TSI aracımı ilana koydum. Aslında Outback için girişimim daha önce de 2016 Kasım - Aralık ayında olmuştu ancak o dönem 60.000 TL.ye veremediğim aracımı Mayıs ayında 64.000'e verdim hem de ilana koyduğum günün ertesi günü aracı teslim ettim. Çubucak kampına 1 hafta bir süre vardı. Antalya'daki bu aracı aslında uzun zamandır takip ediyordum. Kampa gelecek arkadaşlardan biri de Antalyada idi. Sağolsun gitti hemen aracı gördü, baktı, baktırdı ve karar verdik. Vekalet yapıp kendisine gönderdim. Aracı böylece almış olduk. Aracı noterden önce hem yetkili hem de özel servise göstermiştik ve bır sıkıntı görünmüyordu. Aksilik işte noterden çıkar çıkmaz partikül filtresi lambası yanıp sönmeye başladı. Satıcı arkadaş sattığı aracın arkasında durdu sağolsun yetkili servise götürün gerekeni yapsınlar faturayı da bana göndersinler dedi. Araç Günlasa gitti. Partikül tıkanıklık seviyesi %130. Rejenerasyon yapıp teslim ettiler aracı. Kamp günü Marmarise yola çıkınca 100 km sonra tekrar partikül lambası yanıp sönmeye hemen akabinde de direkt yanmaya başladı. Aracın performansında en ufak bir sıkıntı yoktu ancak bir hışırdama sesi aldığından beri vardı. Ne o arkadaş ne de ben daha önce Subaru kullanmadığımız için o sesin öndeki büyük scoop’tan gelebileceğini düşündük. Halbuki sorun daha sonra beni az daha yolda bırakacak olan intercoolerdan emme manifolduna giren hortumun yarılmış olmasından kaynaklıymış. O sesin anormal olduğunu hadi biz teşhis edemedik ama yetkili servisle özel servis nasıl anlamaz? Bu konuyla ilgili daha önce deneyimlerimi paylaşmıştım uzun uzadıya anlatmayacağım ve direkt aracın insana neler hissettiğinden bahsedeceğim. Önce Çubucak kamp yerinden birkaç fotoğraf. Bu arada burayı herkese tavsiye ederim. Cennetten bir köşe. Bu yıl Allah nasip ederse yine aynı tarihlerde yine Çubucak’ta kamp var. PERFORMANS Aracımız Subaru’nun geleneksel 2.0 dizel 150 bg 350 nm tork motoruna sahip. 2011 yılında bazı değişiklikler yapılarak emisyon seviyesi Euro 5’e getirildi. 5 ileri manüel şanzuman yerine 6 ileri şanzumana geçildi ve her ne kadar güç ve tork aynı olsa da motorun maksimum torkunun 1800 devirden itibaren gelmesi sağlandı. Bir önceki versiyondu bu 2000 devirde geliyordu. Hatta 2015’ten itibaren yine aynı motor aynı güç ve tork olmasına rağmen maksimum torkun alındığı devir bu sefer 1600 devire kadar çekildi. <br />Aracın performansı boş ağırlığı 1700 kg civarında olan aracı hareket ettirme ve hızlandırma konusunda hiç sıkıntı çekmiyor. Ara hızlanma değerleri keza çok çok iyi ki benim için önemli olan da bu üstelik daha uzun tutulmuş vites dişli oranlarına rağmen. 4.vites 2000 devir 80, 5. vites 2000 devirde 100, 1800 devirde 90 km sürat ile ilerleyebiliyorsunuz. Ben 6.vitesi 110 km sonrasında kullanıyorum uzun yolda. Şehir içinde elim hiç 6.vtiese gitmiyor. Referans olması için bazı ara hızlanma verilerini paylaşmak isterim. Bu veriler GPS hız değerleridir. Kadran +5 km fazla gösteriyor olduğu hızdan. ![[Resim: Ara_H_zlanmalar.jpg]](http://thumb.ibb.co/ckb5cx/Ara_H_zlanmalar.jpg) İlk veri 4.vites, ikinci veri 4. vites ve üçüncü veri 5. vites hızlanma değerleridir. YAKIT Yakıt konusunda bir şey yazmak istemiyorum Maşallah derseniz yazarım ama. Elde ettiğim en düşük uzun yol değeri Ankara – Trabzon 4,6 lt / 100 km, Trabzon – Ankara 5.0 lt / 100 km. 90-110 km hız aralığında bu değerler. Peki hiç mi performanslı kullanmadın derseniz onu da yaptım. Ankara – Trabzon 750 km 7 saatte geldim mesela. 3 yetişkin 2 çocuk ve tıka basa bagajla. 6 lt / 100 km tüketim değeri elde ettim. Ortalama hız 103 gibi görünse de bu ortalama hızı tutturabilmek için Ankara – Trabzon arası bir defa 120’yi hiç düşmedim. Nitekim Ankaradan Samsuna zaten ortalama 120 km ortalama hızla 3,5 saatte geldim. Bunu yapabilmek içinde çoğu zaman 130-150 arası sürdüm. Şehir içinde bu kadar cimri değil ama. Eğer sürekli kısa kullanım ve çevre yoluna çıkmazsam şu anda olduğu gibi 8 lt civarında yakıyor. Yazın bu değer 7.4’e kadar düşebiliyor. Çevre yoluna çıkıp 20-30 km 5. Vites gidebilsem 6.6 lt civarına kadar düşüyor. Bu arada Subarulara özel sanırım yol bilgisayarı 0,0 hiç olmuyor hep 2,0 lt’den başlıyor ve artışlar da 0,2 lt olarak gerçekleşiyor. KONFOR Outback orta sertlikle bir süspansiyona sahip. Yerden minimum yüksekliği 20 cm olan bir araç ancak abartısız otomobil gibi yol tutuşu var. Asla bir SUV gibi hissettirmiyor. Yatma eğilimi yok. SuperB’i nasıl kullanıyorsam uzun yolda bunu da öyle kullanıyorum. Şehir içinde ve bozuk yollarda süspansiyonun darbe emişi gayet iyi. Biraz sesli çalışıyor ama asla rahatsız etmiyor. Direksiyon elektrikli ve maalesef biraz his bakımından tatsız hissettiriyor. Tabi elektrikli direksiyonun avantajını da yaban atmamak gerekir. Arka koltuklarda diz mesafesi nedeyse SuperB kadar var. Fazlasıyla yeter. SuperB’deki diz mesafesi bence gereksiz fazla. Yani yetişkin bir adam bağdaş kurup oturur. Gerçek deri kaplı koltuklar oldukça rahat ve Premium hissettiriyor. Devamı gelecek... | | | |