| Hoşgeldin Ziyaretçi | Mesaj atabilmek için forumumuza kayıt olmalısınız. | | Forum İstatistikleri | » Üye Sayısı: 3,954 » En Son Üyemiz: HiltonAlic » Konu Sayısı: 5,559 » Mesaj Sayısı: 75,587
Tam İstatistik | | En Son Konular | Merhabalar :) yazar madanadam 25-06-2026, Saat: 20:10 | Tanışma yazar ewrature 25-06-2026, Saat: 19:11 | Subaru impreza GT modelle... yazar Chefkaya 25-06-2026, Saat: 14:29 | LEVORG - Bakım Malzemeler... yazar frknbayram 24-06-2026, Saat: 10:46 | 2003-2008 Subaru Forester... yazar sea 23-06-2026, Saat: 14:47 | Trakya ve İstanbul Avrupa... yazar silvershadow 14-06-2026, Saat: 20:52 | 2007 Subaru Outback 3.0R ... yazar Slovan 12-06-2026, Saat: 20:38 | Levorg Almayı Düşünüyorum... yazar frtzencir 12-06-2026, Saat: 18:35 | Forester V (SK) çeki demi... yazar seckinforester 11-06-2026, Saat: 16:34 | Satılık Thule Atkı ve Bis... yazar proeiffel 07-06-2026, Saat: 20:38 | Gevşemiş Ayna Camı yazar Crosstrek 03-06-2026, Saat: 23:33 | 2023 XV 1.600 devirde gel... yazar madanadam 24-05-2026, Saat: 22:22 | Subaru Legacy OEM ekran h... yazar Slovan 19-05-2026, Saat: 22:57 | Aramızda Ford Ustası Var ... yazar Kyron 18-05-2026, Saat: 13:35 | Arka Oksijen Sensörü Kand... yazar yENicERiOttomaNs 16-05-2026, Saat: 15:56 | Froster yazar Xgencx 14-05-2026, Saat: 22:27 | Subaru Forester 2010 2.0 ... yazar bahcekapilieren 11-05-2026, Saat: 23:25 | Hibrit Aracımda (Forester... yazar huseyinserdar 01-05-2026, Saat: 00:03 | | | | Neden SUBARU? | | Gönderen: Şobel - 01-11-2021, Saat: 01:58 - Forum: SUBARU'MU ANLATIYORUM - Cevaplar (8) |  | Merhabalar bu yazıyı çoğunlukla yazmak istiyordum ama üşengeçlikten yazmaya sıra gelmedi. Hazır zaruri 14 günlük bir istirahate çıkınca bu fırsatı değerlendirmek istedim. Bana sürekli sorulan sorulardan biridir bu soru “Neden Subaru?”. Çünkü beni tanıyanlar hiç bir şekilde buna anlam verememekteydiler. “Bir çok kaliteli ve hızlı araçlar kullandın onları istesen ve almak için çabalasan anlayacağız, ama hayatında hiç kullanmadığın ve gerçek anlamda her hangi bir fikrin olamadığı bir arabayı nasıl bu kadar sevebiliyorsun. Subaru aldığında, senin düşündüğün gibi bir araç olacağından nasıl emin olabiliyorsun.” diye sürekli söylerlerdi. Bu durumu ben şöyle açıklıyorum. Mekaniğini ve diğer araçlardan ayıran bir çok özelliğini paylaştıktan sonra aslında bu marka en hızlısı, en konforlusu, en sesizi değil. Ama onu kullanmaktan ve onunla vakit geçirmekten keyif alacağınız bir araç, arabayı park ettiğinizde arkanıza dönüp baktıran ve gördüğünüzde işte benim arabam dedirten, bir ortamda “Subaru’n mu var!” şaşırma ifadesini - ifadelerini oluşturan bir marka aslında diye özet geçebilirim. Ama hikaye kısmı çok uzun olan anlatımı aşağıda kısaltarak yazmaya çalıştım. 2000 li yıların başında babam otomobil tutkusunu aşılamak için beni, vakti ve yarışlar oldukça Körfez pistine götürür ve 2 yılda bir düzenlenen, Türkiye Autoshow’a götürürdü. Subaru tutkusu ben de yine 2000’li yıllara dayanmakta. O zamanlar WRC yarışları TRT’de veriliyordu. Yine WRC’nin olduğu bir hafta sonu babam TRT’yi açmış ve beni odamdan Alper çabuk gel yarış var diyerek çağırmıştı. Odaya girdiğimde ilk gördüğüm araba 22B Impreza’ydı. Tabi benim için ise mavi renkli, sarı jantlı ve yanında çıkartmaları olan garip görünümlü sıra dışı bir arabaydı. Hemen arkasından Marlboro çıkartmalı kırmızı beyaz bir Evo 6 geldi ve aynı kendinden önceki Subaru gibi aşağıdan gelip sağa doğru kıvrılan virajı yanlayarak yokuştan yukarı doğru çıktı. Evo biraz daha hızlı geçmişti bana göre ve babama bu arabaların markasını sormuş ve hangisinin daha iyi olduğunu sormuştum. Babam da Subaru ve Mitsubishi demiş “ikisinden birine iyi diyemem ikiside çok iyi demişti.” Bu cevaba karşılık Evo ne kadar gözümde o viraj da hızlı olsada, Subaru beni ilk andan itibaren cezbetmiş ve kendine çekmişti. İşte ilk Subaru sevdası kanıma bu şekilde girdi. Daha sonraları aracı gerçekte de görmeye başlayınca daha da tutkulandım. Bir ara babamla bir sokak ilerimizde olan iş merkezine giderken önünde mavi renkli bir GC8 gördüm ve yanına gidip incemeye başladık. İçini dışını bir güzelce süzdük ve sonrasında ilk defa normal bir arabada gördüğüm delikli disk frenler ve büyük kırmızı kaliperler beni benden almış ve mavi renkli, sarı jantlı Subaru da bu frenler ile çok güzel duruyordu. Babam da bana “ Sahibi frenlerini güçlendirmiş daha kaliteli yaptırmış” dedi. Babama “biz de bu arabadan alabilir miyiz?” diye sorduğumda babam “hayır bekar ve çalışan bir adam olduğunda bu arabayı alabilir ve rahatça kullanabilirsin” demişti. Bu sözden sonra zehir tam olarak kanıma girmiş ve artık hayaller başlamıştı bir an önce büyüyüp işe başlayıp bir Subaru almak. Bu sevda öyle bir şey ki Autoshow’a gittiğimizde babamla ilk olarak Subaru standına uğradıktan sonra Ferrari, Lamborghini, Maserati ve diğer araçları ziyaret ediyorduk .En son fuardan ayrılırken de tekrardan Subaru’ya uğrayıp orada vakit geçirip ve benim için oranın assolisti STI’a son bir kez daha bakıp ayrılarak geçti ve hep içimde bir gün ama bir gün diye iç çekerek geçirdik.  Bu durum yakın zamanlarda şu şekilde zuhur ediyor. Türkiye ralli şampiyonalarına ya da WRC ‘ye gittiğimizde oradaki bir çok dünya klasmanında bulunan WRC takımlarının araçlarını görünce farklı bir boyutta olduklarını görürüyoruz ama bu durum herkes için aynı değil. Çünkü ne kadar hızlı, teknolojik ve olağanüstü olsalarda uzaktan hepsinin sesi aynı gelmekte ve hepsi birbirine benzer ve ayırt edilmesi zor araçlar. Taki 4-5 viraj öncesinden gelen Subaru’nun sesi hariç. Bu organizasyonlarda bölgenin güvenliğini sağlamak ve aracın geldiğini bildirmek amacıyla belli noktalara görevliler yerleştirilir ve bu noktalarda düdük çalarlar. Ama burada istisnai bir durum var. Benim gibi Subaru severler, Subaru geldiğinde düdük çalmazlar ve mavi renk üstünde sarı yıldızların geçişini o çıkardığı büyüleyici sesiyle birlikte bu geçişi izleyip onun tadını ve hazzın doruklarını yaşayıp, suratta şapşalca bir tebessüm bıraktıran bu aracın anısı ile birlikte yarışlardan ayrılıp hayatına devam eder. Benim için Subaru aslında bir araçtan çok sürmekten ve vakit geçirmekten zevk aldığım, bu anları tutku ile yaşadığım bir parçam diyebilirim. Şimdilerde çoğunlukla fiyat performans açısından mantıklı gelip Subaru alan araç sahipleri için bu duygular çok saçma ve garip gelecek ama benim ve birçok Subaru severin kelimelerle anlatamadığı,kifayetsiz kaldığı bir tutku bu, şu an bu yazıyı yazarken bile aşağı inip arabayı çalıştırıp o Boxer sesini çok duymak istiyorum ama haftaya kadar sabredeceğiz.  Değerli vaktinizi çaldığım için özür diliyor ve bu yazıyı okuduğunuz,zamanınızı ayırdığınız için de ayriyeten çok teşekkürler. Herkese hayırlı günler ve keyifli sürüşler dilerim. | | | | Port Bagaj ve Ara Atkı Tamiri | | Gönderen: Nuri_Kongur - 31-10-2021, Saat: 20:04 - Forum: GENEL MODİFİYE - Cevaplar (17) |  | Geçenlerde kızımla pazara gittik. Domates alıyoruz, vatandaşın teki pazarcıya sordu “bahçe domatesi mi bu?” Pazarcı “Elbet abi” dedi. Adam o zaman “bana çatı domatesi ver” dedi. Kızımla ben bakışıp gülüştük. Adam “ domates bu ya bahçede ya tarlada yetişecek, siz pazar esnafının edebiyatına bayılıyorum böyle “ diye ekledi. Dönerken kızıma anlattım eskiden sera domatesi olurdu. Tatsız güneş görmediğinden. Ondan ayırmak için pazarcılar “bahçe domatesi” derdi. Tabi şimdi teknoloji gelişti, sera domatesi eskisi gibi tatsız değil hatta bazen daha lezzetli ama o zamandan bu zamana “bahçe domatesi” veya “tarladan” ibaresi kaldı. 3 hafta kadar önce , basiretim bağlandı ve bir alt geçite girerken ne kadar alçak olduğuna aymayıp girdim. Çok yavaş olduğumdan port bagajdan gelen gürültüyü duyar duymaz frene bastım. Yavaşça geri çıktım sonuç bu idi. ![[Resim: c73f514cff672ffa77401ad373cb04b3.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/c73f514cff672ffa77401ad373cb04b3.jpg) ![[Resim: 6fb7cf90c5039c2e419323fac5cbd892.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/6fb7cf90c5039c2e419323fac5cbd892.jpg) Alt geçit ise bu ![[Resim: 60d44fb998e2dbfc590a935dd9449fa7.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/60d44fb998e2dbfc590a935dd9449fa7.jpg) ![[Resim: b315e8cc61f90afc060b1a8619f1f429.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/b315e8cc61f90afc060b1a8619f1f429.jpg) Çok canım sıkıldı. Oluşan zararı geçtim, port bagajı çok aramıştım. Bu tip uzun dar bagaj Türkiye’de üretilen bir model değil. Ancak yurt dışından getirmiş birisinden alabiliyorsunuz. Benim bagaj thule üretimi ve ikinci eli bile pahalıydı. Eve de 30 km var, bagajın içi dolu kamp malzemeleri ile. Eve ancak D100 karayolundan gidebilirim. Dedim ya canım sıkkın, yaktım dörtlüleri bagajdaki malzemeler uçmasın bari diye yavaştan yavaştan eve doğru yola çıktım. Yolumun üstünde İzmit sanayisi var, oraya girip tampon tamir eden bir iki tamirhaneye sordum kaça olur diye. İkisi de “bu tamir olmaz” dedi. Olmazdı, ama kırıkları kaynattırmak istersem 1000 lira, tamir etmeğe müsait hale getirmek için 500 lira istediler. Her iki ücret de ödemek istediğimden fazla idi. Elbette, ben daha önce yaptığım 2500 liralık masrafın üzerine ekleyerek maliyet hesabı yapıyordum ve port bagajın maliyeti çok yükseliyordu. Eve geldim. Hanım okuldan gelirken gördü durumu, o da üzüldü. İkimiz de seviyorduk port bagajın bize sunduğu imkanı. Canımız sıkıldığında çık bir yerlere, aç sandalyeleri ve masayı, demle çayı, çevreyi dinle, çayını iç muhabbetini et, huzuru bul. Port bagaj fiyatlarına baktım, tipik ben ararken hep karaborsa fiyatına satılır. Neyse bunu tamir edeyim bari dedim. Olmaz ise en fazla emeğim ve biraz malzeme zayi olur. ![[Resim: 2449edffb2af5537cf032b8047528758.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/2449edffb2af5537cf032b8047528758.jpg) ![[Resim: 87c565c0715d90c604f38efbb9730337.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/87c565c0715d90c604f38efbb9730337.jpg) ![[Resim: 8194675b94091fde08773c35b14b2088.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/8194675b94091fde08773c35b14b2088.jpg) ![[Resim: 18e43e2691a80628ac16a0d09de4ca52.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/18e43e2691a80628ac16a0d09de4ca52.jpg) ![[Resim: 018c2297255ee4e2910e6fd7d39c3e36.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/018c2297255ee4e2910e6fd7d39c3e36.jpg) ![[Resim: 20a062848a520b411f3b473c95ca63a0.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/20a062848a520b411f3b473c95ca63a0.jpg) ![[Resim: 537e6be8870404e1bcf8c03a8438cb67.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/537e6be8870404e1bcf8c03a8438cb67.jpg) ![[Resim: 8cc35856a374b5181579bd260657c9a7.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/8cc35856a374b5181579bd260657c9a7.jpg) ![[Resim: a700b9e28c7262c8005cf3a872578ad0.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/a700b9e28c7262c8005cf3a872578ad0.jpg) İlk önce ayrılmış parçaları tel zımba ile birleştirdim. İlk yaptığımda bagajın dışından zımbalamıştım. Baktım arkasından daha kısa bacaklı tel ile zımbalayabiliyorum, dışardan olan telleri söküp içerden zımbaladım. Sonra ilkin iç cepheden sonra dış cepheden cam elyafı ve epoksi ile kapladım. Kopuk kaporta parçalarını dış cepheyi kaplamadan önce bir kaç kat elyaf ile doldurup epoksi sürdüm. ![[Resim: df35005ba6fac1c0ba2f839c091b5157.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/df35005ba6fac1c0ba2f839c091b5157.jpg) ![[Resim: d273a833f9504911a14bf20af10f7ff1.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/d273a833f9504911a14bf20af10f7ff1.jpg) Sonra, elimde var olan plastik macunu ile boşlukları tesfiye ettim. Birleşme yerlerini de macun ile tesfiye edip zımparaladım. Macun konusuna biraz çekingen duruyordum. Kalın atılan macun, çalışan yüzeyde kırılıp ayrılma riski var. Gerçi ilk kez plastik tampon macunu kullanıyorum. Uzun vadede ne olur görmedim. ![[Resim: 4f8eadac17d784e8eb6b4aaf1a31157b.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/4f8eadac17d784e8eb6b4aaf1a31157b.jpg) ![[Resim: 77c7117a8a1eccf176736314c9e6b06f.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/77c7117a8a1eccf176736314c9e6b06f.jpg) ![[Resim: 4acd6b16a48b2a9ca0583828c2143124.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/4acd6b16a48b2a9ca0583828c2143124.jpg) ![[Resim: 73d4f19578b2f48c2320ece3ae53bebb.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/73d4f19578b2f48c2320ece3ae53bebb.jpg) ![[Resim: c090de502b5eca5a8f610aea519885b6.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/c090de502b5eca5a8f610aea519885b6.jpg) ![[Resim: cf1dcfa29e3baa13243881a6a5e0b8b0.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/cf1dcfa29e3baa13243881a6a5e0b8b0.jpg) Nasıl boyayım derken bir arkadaş plasti dip sökülebilir sıvı plastik boya önerdi. Sıvı plastik atölyede vardı. Baktım iki tüp var. Aklıma yattığından plasti dip ile boyadım. ![[Resim: c571273dddbf80fdc70280864eb35301.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/c571273dddbf80fdc70280864eb35301.jpg) ![[Resim: 1d51ced8400c2e0358ac3d6da65ed4ff.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/1d51ced8400c2e0358ac3d6da65ed4ff.jpg) ![[Resim: ce15adc0a08ac93588fc02ac2014df04.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/ce15adc0a08ac93588fc02ac2014df04.jpg) İlk tüp bitince ikinci tüpü açtım. Baktım meğer ise şeffaf renkmiş ve bana kapatmak için ikinci tüp siyah gerekli idi. Ertesi gün alırım diyerek o gün için paydos ettim. Ertesi gün , sanayi ve çevredeki diğer olası yerlere baktım ama yoktu. İnternet üzerinden sipariş verip beklemek istemedim. Bir de plasti dip boya tahmin ettiğim gibi çıkmadı. Kuruması uzun çekiyor galiba. Bagajı içeri alırken boya çizilmiş. Ben de Koçtaş’tan bagajın kendi renginde boya alıp siyahın üstüne attım. ![[Resim: 1db86819488e4f1da7649dafbc81e87a.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/1db86819488e4f1da7649dafbc81e87a.jpg) ![[Resim: af928bce0875319188ff0495789280b0.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/af928bce0875319188ff0495789280b0.jpg) ![[Resim: 81354204567c85c2c166c57f1ee3ac32.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/81354204567c85c2c166c57f1ee3ac32.jpg) Kaza sırasında, ara atkılar da bel vermişti. Arkadaşlarla yaptığım istişarede alüminyum atkının kanallarını kum ile doldurup düzeltmeğe karar verdim. Atkı markası Turtle, belki sadece atkıyı almak ucuza mal olur diye firmayı aradım. Sadece alüminyum parçayı almak istersem ikisine 300 lira dedi firma. Alüminyum toptancılarına baktım, sattıkları bir profil değil ama elimdeki numuneden boyunun bulsam bile 500-600 liraya mal olacağını söylediler. Turtle’nin yetkilisi ve alüminyum toptancısı, eğer kum koyarak düzeltirsem atkının mukavemetine zarar vermeyeceğimi teyid etti. Sahile inip plajdan bir küçük kova kum aldım. ![[Resim: 23c5267340e6ce4d0f9bdd3f64cdb772.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/23c5267340e6ce4d0f9bdd3f64cdb772.jpg) ![[Resim: 827dd2e78912c23bdbfe2e9262e0d859.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/827dd2e78912c23bdbfe2e9262e0d859.jpg) ![[Resim: 5724150b4ccbd975fe4d427978518d49.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/5724150b4ccbd975fe4d427978518d49.jpg) ![[Resim: fd320134ce50a277d755ee8dec2a8cde.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/fd320134ce50a277d755ee8dec2a8cde.jpg) ![[Resim: 26b20c773d9b6d4e23b3624743564171.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/26b20c773d9b6d4e23b3624743564171.jpg) ![[Resim: cbc9f56f48391295758521dc64eb5e04.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/cbc9f56f48391295758521dc64eb5e04.jpg) Atkının kanallarına kum doldurup basınçla dışarı dökülmesin diye atkı bağlantı aparatlarını geri taktım. Atkıyı iki tahta parçası ile yükseltip 3 işkence ile ilk önce bel verdiği yerin merkezinden diğer iki işkenceyi de merkezdeki işkenceye yakın aynı mesafeden sıkarak atkıları düzelttim. ![[Resim: ee73bd58f84ef968aa6ca1f1cb4f0719.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/ee73bd58f84ef968aa6ca1f1cb4f0719.jpg) ![[Resim: 377dce0287616ba6206b54471d7e81d9.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/377dce0287616ba6206b54471d7e81d9.jpg) ![[Resim: 3853d75c5acbd5676eefaf53fb5e47f3.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/3853d75c5acbd5676eefaf53fb5e47f3.jpg) ![[Resim: 4d951ac92edb425e8a03007f69eb81d5.jpg]](https://uploads.tapatalk-cdn.com/20211031/4d951ac92edb425e8a03007f69eb81d5.jpg) Karşıdan bakınca hala bel vermiş gibi durması göz yanılması, hem sepet hem bagajın bir köşesi bağlantı ayaklarına bastığından hafif yukarda kalmakta. Böyle olunca merkeze doğru çukurmuş gibi görünmekte. Bu arada, alüminyum sepetin bağlantı aparatının lamalarını alüminyumdan kesmiştim. Somun ve pullar galvanizli. Sökerken , alüminyum lamaya değen galvanizli parçaların paslandığını gördüm. Demekki, alüminyum ve çinko birbirini sevmiyor. Alüminyum lamaları ve diğer alüminyuma değen galvanizli parçaları boyayarak yalıttım. Bu yalıtımın galvanizli parçaları koruyacağını ümit ediyorum. İş bitti, evet tamir ettim. Artık kaporta kırık değil. Hatta alttan bir kat, üstten iki kat epoksi ve cam elyafı ile orijinalinden çok daha sağlam oldu. Ama yüzey yeterince parlak olmadığı için dışardan dikkatli bakınca tamirli olduğu belli. Tampon tamiri yapan ustaların “ bu tamir olmaz” demelerindeki kastı anladım. Elimde macun olmasına rağmen kaportanın çalışması ile kırılır endişesinden tüm kapladığım yüzeyi macunlamamıştım, duruma göre eğer macun çektiğim yerde bir çatlama falan olmaz ise yaza doğru tüm tamirli yüzeye macun çekip boyayabilirim. Bakalım kış nasıl bir etki yapacak kaportaya. Su sızdırmazlığından en ufak endişem yok, ama rüzgar, yağmur, kar ve güneşin etkisinin ne olacağını bekleyip göreceğim. Maliyeti: 3 metrekare dokuma elyaf, 1 litre kadar epoksi. 100 gram kadar plastik macun ve 3 tüp gri 1 tüp siyah boya. Siyah boyayı A101’den almıştım 10 lira. 3 tüp gümüş gri Koçtaştan 90 lira. Epoksi, elyaf ve macun daha önceden olduğundan şu anki fiyatlarını bilmiyorum. Okuduğunuz için teşekkürler. Ek: Plastik yüzeyi boyamak için plastik astarı atılmak zorunda boyadan önce. O astardan da daha önceden vardı. 3-4 sene önce plastik yüzeye boya ile bir şeyler yazmam gerekti. Bu astarı sürüp, üzerine akrilik boya attım. Boya deniz suyu, güneş ve doğanın diğer aşındırıcı ve yıpratıcı etkisine rağmen sapa sağlam. Burada da, elyaf kaplamadığım plastik yüzeye elimdeki astarı sıktım. Kendisi uygulamak isteyenleri yanlış yönlendirmemek adına ekledim Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi | | | | Sürücü Koltuğu Gıcırtı Sesi | | Gönderen: musozcn - 31-10-2021, Saat: 19:11 - Forum: [Teknik] Motor-Mekanik-Şanzıman - Cevaplar (7) |  | Merhaba, 2018 model bir xv’miz var, genel olarak gayet memnunuz ama epey süredir ön sürücü koltuğundan gıcırtı sesi geliyor. Yabancı forumlarda da benzer sorunlardan bahsedilmiş. Acaba forumda benzer sorun yaşayanlar oldu mu? Ya da sizlerin bir bilgisi var mı? İyi günler | | | | Tekerlek-Jant-Bijon-Jant merkezi Hesaplama Sitesi | | Gönderen: Salim - 31-10-2021, Saat: 15:06 - Forum: TEKNİK - Cevaplar (1) |  | Evet forumdaşlar belki bu siteyi bir çoğumuz biliyordur,yınede bilmeyenler için paylaşmak istedim ,malum bizim subaruların en büyük sorunlarından bir tanesi ya bijon somun egilir ya da saplamaya diş yedirilir genelde buda kasap ustaların tork anahtar ile sıkmaması her eline havalı tabanca alanın lastik ustası olduğu günümüzde bize sık sık saplama ya da somun bijon olarak geri döner.Buda bize bagajda yedek bijon bulundurma gereği dogururki orjınalınede her zaman ulasmak mesele ve biraz tuzlu acıkcası.Başka bir kolaylıkda aracımıza uygun jant lastik oranları gıbi bir suru teknik bilgi verecegim sitede mevcut. Ben daha önceki aracımda trakyada bijon bulamayınca son care aracıma uygun ölçüleri buradan söyleyip istanbuldan uygun fıyata tum lastıkler için yedek olarak almıştım hala da durmaktadır. Spacer yapanlarve tornacılarda bu siteyi kullanmakta. Kurcalayınca cok basit oldugunu anlayacaksınız marka model yıl seçin size kocaman bir döküman verecektir. https://www.wheel-size.com/ | | | | 2001 Legacy 2,5 GX | | Gönderen: uqurdsdmr - 31-10-2021, Saat: 12:30 - Forum: [Teknik] Motor-Mekanik-Şanzıman - Cevaplar (5) |  | Selamın aleyküm değerli dostlar, Uzun zamandır legacy 2000-2001 kasa 2.0 veya 2.5 almayı düşünüyorum bana artılarını eksilerini alırken dikkat etmem gerekenleri, hangi motoru seçmeliyim, bu araçlarda km çok önemlimi, konular hakkında yardımcı olabilecek varmı? Teşekkürler. | | | | Liqui Moly Ceratec Uygulama | | Gönderen: mstfsnr - 30-10-2021, Saat: 22:54 - Forum: TEKNİK - Cevaplar (19) |  | Merhabalar, uzun zamandır dikkatimi çeken ama denemeye cesaret edemediğim bir ürünü sizlere sormak istiyorum. Liqui Molly Ceratec https://www.liquimolyturkey.com/cera-tec-300-ml-7181 motor yağı katkısı. Anlatılanlara göre motor içinde ince bir tabaka oluşturuyor ve metal sürtünmesini en aza indiriyor. Motor sesini azaltıyor, yakıt tasarrufuna da etkisi olduğu söyleniyor.. Kullanıcı yorumları oldukça iyi lakin Subaru kullanıcısı örneğine rastlamadım. Forumda kullanan üyemiz var mı, varsa yorumlarınız nedir? | | | | [Satıldı] Subaru Forester 2007 Otomatik | | Gönderen: madanadam - 29-10-2021, Saat: 14:52 - Forum: SATILIK OTOMOBİL - Cevaplar (23) |  | Değerli forum üyeleri Aracımı satılığa çıkarmış bulunuyorum. Üste verebileceğim öncelikle Subaru - Geniş - Otomatik araçlarla takas düşünebilirim. Acil değil o nedenle birazcık tok satıcı gibi olacak ama satılmazsa 300bine kadar yolu var kullanırım. https://www.letgo.com/tr-tr/i/2007-subar...cc63ce61a4 Öneri ve tavsiyelerinize açığım. Aracın tamamında boya var 3 parça değişen dedi ekspertiz Ağır hasarı veya şasi direk işlemi yok. Alt takım, motor, şanzımanda sorun yok. En son 1-2 ay kadar önce Raci Usta da görmüştü. En son İstanbul gezimizde 400 lt LPG ve 30 lt benzinle 3600 km yol yaptık. Forum üyelerinden arayan olursa yardımcı olurum. | | | | Merhaba | | Gönderen: Myforester - 25-10-2021, Saat: 18:44 - Forum: Tanışma Kendini Tanıtma - Cevaplar (10) |  | Selamün aleyküm aranıza yeni katıldım İsmim Ali şengelir Tekirdağ Ergene ikamet ediyorum tarz değişikliği yapmak istiyorum bu yüzden Subaru forester almayı düşünüyorum tam da bu yüzden Subaru forester Türkiye forum ailesine katıldım bilgi tecrübe yardımlarınızı bekliyorum şimdiden teşekkür ederim | | | | Eylül 2021 Izmir-Tiflis Yolculuğu | | Gönderen: rykzet - 25-10-2021, Saat: 05:16 - Forum: GEZİ SEYAHAT - Cevaplar (14) |  | Herkese merhabalar iyi forumlar. Eylül ayı içerisinde 3 arkadaş yaptığımız, İzmir’den başlayarak Karadeniz üzerinden Gürcistan'a kadar uzanan yolculuğumuzla ilgili bir paylaşımda bulunmak istedim. Öncelikle söylemek gerekir, 2005 Model bir Forester ile bu denli bir yolculuk yapmak kısmen riskli gibi görünüyordu. Hem yakıt olarak hem de aracın yaşı düşünüldüğünde çıkartabileceği irili ufaklı sorunlar gözümüzü çok korkutuyordu fakat özet geçmek gerekirse 8 gün içerisinde yaptığımız 4200km yolu biz 3 şoför kaldıramadık, Forester tek başına kaldırdı diyebilirim. Planlama birkaç aşamadan ve amaçtan oluşuyordu, bu amaçlardan birisi kısa sürede uzun yolda kendimizi denemek, diğeri ise aracı denemek idi, 2022 yazı sonlarına doğru yapmayı planladığımız Avrupa turu için test olacaktı. Eğer 4000km yolu yapamazsak 15000km yolu nasıl yapacaktık şeklinde. Deyim yerindeyse yakın-ama-uzak bir yer gerekiyordu; Antakya, Mardin, Giresun, Trabzon diye planlarken oraya gitmişken buraya gidilir, buraya gitmişken şuraya gidilir, madem Artvin’e gidiyoruz Gürcistan’a gidilir, e hadi Batum’a gitmişken Tiflis’e gidelim şeklinde plan balon gibi şişti. ![[Resim: Screenshot-100.jpg]](https://i.ibb.co/58Q3Zzw/Screenshot-100.jpg) Yolculuğumuz sabah 5 sularında İzmir’den başladıktan sonra Afyonkarahisar, Ankara, Çorum ve Samsun’da mola, Giresun’da bir gece konaklama ve sonrasında tekrardan sabah 5-6 sularında yola çıkmayla devam etti. İnanılmaz bir tır kuyruğu olan Sarp sınır kapısını da sorunsuz bir şekilde atlattıktan sonra Batum’a giriş yapıp, direkt olarak Tiflis’e devam ettik. İlk fark edilen durum trafiğin agresifliği. Bugüne kadar hep Ankara’nın trafiği agresif sanıyordum Gürcistan’da fikrim değişti. İkinci durum ise A'dan Z'ye yıl, model fark etmeksizin her tarafın Subaru dolu olması, Gürcistan’da bir Fiat, bir VW kıvamında her yerdeler (kesinlikle bir küçümseme amacıyla söylemiyorum). Türkiye sınırları içerisinde gittiğimiz yol boyunca belki 20tane Subaruya denk gelmişken Gürcistan’a girmemizin ilk yarım saatinde en azından 50 belki 100 adet Subaruya denk gelmişizdir. Soldan direksiyonlusundan sağdanına, turbolusundan turbosuzuna, Polis arabasından taksisine birçok araçta Subaru markasını görebiliyorsunuz, açıkçası acayip şaşırmıştım. Varacağımız noktaya İzmir’den çıkışımızın 40. saatinde vardık, tuttuğumuz eve yerleştik. Sonrasındaki 3 gün boyunca Tiflis’in görülmesi gereken birçok yerini gezmeye başladık. Rustaveli ve Marjanishvili caddeleri, 3-Din alanı, Narikala kalesi, Kartlis Deda heykeli ve birkaç yeri gezip, Gürcü mutfağının içinden geçtik, İzmirli olarak pek alışık olmadığımız yemekler fakat Karadeniz yemekleriyle benzer oldukları söyleniyor. ![[Resim: IMG-0709.jpg]](https://i.ibb.co/Lk6GLGY/IMG-0709.jpg) 4. Günün sabahında tekrar yola çıkarak Batum’a uğrayıp olabildiğince hızlı bir şekilde tur atıp sınır kapısına devam edecektik fakat hem şehirde görülecek yerlerin bolluğundan hem de Tiflis-Batum arasındaki yolun fakirliğinden dolayı Sınır kapısının mesai saatlerine yetişemedik, etrafta bizim gibi kapının açılmasını bekleyenlerin arasına karışıp araçta sabahladık. (Forester bu konuda da bir tık cömert, pozisyonlar konforlu olmasa da 3 kişiye bir gecelik yuva oldu) Sabah kapının açılmasıyla birlikte Türk tarafına geçmek için sıraya girdik, Tırların arasından Gürcü polisinin yönlendirmeleriyle birlikte çalım ata ata geçerek (ki oradaki tır kuyruğunun 10-12km olduğunu kimseye inandıramazsınız, gerçek anlamda insanların görmesi gerekiyor) Gürcü tarafını sorunsuz bir şekilde geçtik (işine yarayanlar olabilir diye sınır kapılarındaki aramalar ve gerekli belgelerden ayrıca bahsedeceğim) Araf denilen, sınırlar arasındaki bölgeden Duty-free alışverişimizi yaptıktan sonra Türk kapısını da geçerek yolumuza devam ettik. Kapıdan çıkmamızla birlikte 500metre ileride Jandarma tarafından durdurulup, gerçekten İzmir’den gelip gelmediğimiz soruldu, standart bir kimlik kontrolü ve esprili bir muhabbetten sonra yola devam edip Artvin’de kahvaltı etmek için durduk, ayıptır söylemesi acayip bir "kuymak" yedik, ağzımızın tadı kaçmasın diye o günden beri yumurtalı bir şey yemiyoruz. Sonrasında yine geldiğimiz yol üzerinde Samsun’da bir gece konaklayıp sabahında Bandırma Vapuru müzesini gezip, kahvaltı edip yolculuğumuza devam ettik ve gece 1 sularında İzmir’de evlerimize giriş yaptık. Yolun, tatilin kendisinden uzun olması üzücü olsa da yeni planlar için ufkumuz açıldı, yolculuk için kendimize ve altımızdaki araca güvenimiz arttı. Forester ilk gaza basıldığında neyse en son gaza bastığımızda da aynı şekildeydi. Nazarlık olarak aracın kickdown soketi/pedalı ani bir sollamadan dolayı bozuldu (takılı kalmış) ve bundan dolayı araç 1. vitesten yukarı çıkamıyordu. Tanıdığım ustalarla telefon trafiği yaparak pedalın kablosunu söküp sorunu geçici olarak hallettik. Yol üzeri Ankara’da Raci ustayla birlikte tamamen çözdük. Gürcistan konusuna dönecek olursak, olduğunuz konuma göre araçla veya uçakla gitmenizi, görmenizi kesinlikle tavsiye ederim, görülmeye değer bir ülke. Özellikle Tiflis şehri. Girişte istenen belgelere gelirsek (Belirttiğim belgeler 2021 Eylül ayında geçerli olup, istenen belgelerin güncelliğini Batum Başkonsolosluğu websitesinden kontrol edebilirsiniz) Giriş formu doldurduktan sonra gelen mailin çıktısı 2 Aşılı Aşı kartı (e-nabızdan alınabiliyor) Kimlik (Pasaportsuz giriş için yeni kimlik olması gerekli) Harç pulu (50TL) Yurtdışında geçerli covid testi (devlet hastaneleri testi yapıp birkaç saat içerisinde e-nabıza yüklüyor, hastaneden hastaneye ücreti 100-200TL aralığında olabiliyor.) Araç için; Ruhsat (Sizin veya araçta bulunan başka birinin adına olmalı, mümkün değilse sahibi tarafından size vekaletname verilmiş olması gerekiyor) Ehliyet Araç Sigortası (15 günlük 90 lira civarında "tpl.ge/en" internet adresinden yaptırdık) Dikkat etmenizi tavsiye edeceğim birkaç konu; Aracınızı ücra köşelere sadece ücretsiz diye park etmeyin, mümkünse kamera olan ve hatta ışıklı bir ortam olsun. Şehrin geneli belediye otoparkı zaten, cüzi fiyatlara park edebilirsiniz. Mümkünse araca en azından bir ön kamera ve bir takip cihazı yerleştirin, Airtag ve benzeri şeyler kullanılabilir, önlem almaktan zarar gelmez. Trafikteki diğer araçlara uymayın, onlarınki araba sürmek değil bildiğiniz savaşmak. Hız limiti neyse uyun, Yandex haritayı kullanın. Çok fazla polis devriyesi var, sizi Türk plakasıyla gördükten sonra ters yönde bile olsa dönüp bir süre takip edecekler. Herhangi bir hata görmeseler bile sebepsiz yere durdurabilirler, alkol ve kimlik kontrolü yapıp yollayacaklar heyecan yapmayın. İngilizce yaygın bir dil değil, mümkünse Gürcüce, Rusça 3-5 kelime öğrenin, işiniz kolaylaşsın Kartla ödeme yapıyorsanız POS cihazını mutlaka kontrol edin, GEL yazdığından emin olun. GEL yerine EUR, USD çekebilirler, ekstrede anlarsınız. Güncelleme(Ekleme); Araç geçişlerinde araçta sadece sürücü kalıyor, diğer kişiler belgeleriyle birlikte yayan geçiş yapıyor. Türk tarafından Gürcistan'a geçişte Türk polisi; öyle müthiş bir arama yapmıyor, AVM araması tadında bir bagaja bakılıyor, aracın içine şöyle bir göz ucuyla baktılar geçtik. Türk tarafından Gürcistan'a geçişte Gürcü polisi; ön koltukların altına, torpidoya, tepedeki gözlüklüklere, kontak çevirip göstergelere ve arka koltuklara baktı. Bagajdaki çantalarımızı stepneyle birlikte çıkarttırıp yere koydurttu ve o şekilde açıp bırakmamı, aracın kapılarını açmamı rica ettiler. O arada diğer bir polis bagajı detaylıca inceledi, bagajın alt kısmına baktı. Bir başka polis bir köpekle birlikte gelip önce arabanın etrafında bir tur atıp daha sonra yerde duran çantaların ve stepnenin yanından geçti, herhangi bir sorun yaşamadık. Eşyalar biraz dağılmıştı fakat toparlanmanız için acele ettirmiyorlar, devam ettik. Gürcistan tarafından Türk tarafına geçişte Gürcü polisi; Aracın motor numarasını ve kilometresini kontrol ediyor, detaylı bir arama yapılmadı. Gürcistan tarafından Türk tarafına geçişte Türk polisi; Araçta limit dışı bir şey olup olmadığı, kaç kişi seyahat edildiği soruluyor. Duty-free için sizinle ilgilenen Polis/Gümrük memurundan plakanıza izin kağıdı yazdırıp Duty-freenin otoparkına park edip alışveriş yapabiliyorsunuz. Yazım hatalarım, atladığım noktalar, kopukluklar olduysa affola. Hepinize iyi haftalar diliyorum | | | |