STF - SUBARU TÜRKİYE FORUM

Tam Versiyon: Port Bagaj ve Ara Atkı Tamiri
Şu anda tam olmayan bir versiyonun içeriğine bakıyorsunuz. Tam versiyon'a bakınız.
Sayfa: 1 2
Geçenlerde kızımla pazara gittik. Domates alıyoruz, vatandaşın teki pazarcıya sordu “bahçe domatesi mi bu?” Pazarcı “Elbet abi” dedi. Adam o zaman “bana çatı domatesi ver” dedi. Kızımla ben bakışıp gülüştük. Adam “ domates bu ya bahçede ya tarlada yetişecek, siz pazar esnafının edebiyatına bayılıyorum böyle “ diye ekledi.
Dönerken kızıma anlattım eskiden sera domatesi olurdu. Tatsız güneş görmediğinden. Ondan ayırmak için pazarcılar “bahçe domatesi” derdi. Tabi şimdi teknoloji gelişti, sera domatesi eskisi gibi tatsız değil hatta bazen daha lezzetli ama o zamandan bu zamana “bahçe domatesi” veya “tarladan” ibaresi kaldı.
3 hafta kadar önce , basiretim bağlandı ve bir alt geçite girerken ne kadar alçak olduğuna aymayıp girdim. Çok yavaş olduğumdan port bagajdan gelen gürültüyü duyar duymaz frene bastım. Yavaşça geri çıktım sonuç bu idi.
[Resim: c73f514cff672ffa77401ad373cb04b3.jpg]
[Resim: 6fb7cf90c5039c2e419323fac5cbd892.jpg]

Alt geçit ise bu
[Resim: 60d44fb998e2dbfc590a935dd9449fa7.jpg]
[Resim: b315e8cc61f90afc060b1a8619f1f429.jpg]

Çok canım sıkıldı. Oluşan zararı geçtim, port bagajı çok aramıştım. Bu tip uzun dar bagaj Türkiye’de üretilen bir model değil. Ancak yurt dışından getirmiş birisinden alabiliyorsunuz. Benim bagaj thule üretimi ve ikinci eli bile pahalıydı. Eve de 30 km var, bagajın içi dolu kamp malzemeleri ile. Eve ancak D100 karayolundan gidebilirim. Dedim ya canım sıkkın, yaktım dörtlüleri bagajdaki malzemeler uçmasın bari diye yavaştan yavaştan eve doğru yola çıktım.
Yolumun üstünde İzmit sanayisi var, oraya girip tampon tamir eden bir iki tamirhaneye sordum kaça olur diye. İkisi de “bu tamir olmaz” dedi. Olmazdı, ama kırıkları kaynattırmak istersem 1000 lira, tamir etmeğe müsait hale getirmek için 500 lira istediler. Her iki ücret de ödemek istediğimden fazla idi. Elbette, ben daha önce yaptığım 2500 liralık masrafın üzerine ekleyerek maliyet hesabı yapıyordum ve port bagajın maliyeti çok yükseliyordu.
Eve geldim. Hanım okuldan gelirken gördü durumu, o da üzüldü. İkimiz de seviyorduk port bagajın bize sunduğu imkanı. Canımız sıkıldığında çık bir yerlere, aç sandalyeleri ve masayı, demle çayı, çevreyi dinle, çayını iç muhabbetini et, huzuru bul.
Port bagaj fiyatlarına baktım, tipik ben ararken hep karaborsa fiyatına satılır. Neyse bunu tamir edeyim bari dedim. Olmaz ise en fazla emeğim ve biraz malzeme zayi olur.
[Resim: 2449edffb2af5537cf032b8047528758.jpg]
[Resim: 87c565c0715d90c604f38efbb9730337.jpg]
[Resim: 8194675b94091fde08773c35b14b2088.jpg]
[Resim: 18e43e2691a80628ac16a0d09de4ca52.jpg]
[Resim: 018c2297255ee4e2910e6fd7d39c3e36.jpg]
[Resim: 20a062848a520b411f3b473c95ca63a0.jpg]
[Resim: 537e6be8870404e1bcf8c03a8438cb67.jpg]
[Resim: 8cc35856a374b5181579bd260657c9a7.jpg]
[Resim: a700b9e28c7262c8005cf3a872578ad0.jpg]
İlk önce ayrılmış parçaları tel zımba ile birleştirdim. İlk yaptığımda bagajın dışından zımbalamıştım. Baktım arkasından daha kısa bacaklı tel ile zımbalayabiliyorum, dışardan olan telleri söküp içerden zımbaladım. Sonra ilkin iç cepheden sonra dış cepheden cam elyafı ve epoksi ile kapladım. Kopuk kaporta parçalarını dış cepheyi kaplamadan önce bir kaç kat elyaf ile doldurup epoksi sürdüm.
[Resim: df35005ba6fac1c0ba2f839c091b5157.jpg]
[Resim: d273a833f9504911a14bf20af10f7ff1.jpg]

Sonra, elimde var olan plastik macunu ile boşlukları tesfiye ettim. Birleşme yerlerini de macun ile tesfiye edip zımparaladım. Macun konusuna biraz çekingen duruyordum. Kalın atılan macun, çalışan yüzeyde kırılıp ayrılma riski var. Gerçi ilk kez plastik tampon macunu kullanıyorum. Uzun vadede ne olur görmedim.
[Resim: 4f8eadac17d784e8eb6b4aaf1a31157b.jpg]
[Resim: 77c7117a8a1eccf176736314c9e6b06f.jpg]
[Resim: 4acd6b16a48b2a9ca0583828c2143124.jpg]
[Resim: 73d4f19578b2f48c2320ece3ae53bebb.jpg]
[Resim: c090de502b5eca5a8f610aea519885b6.jpg]
[Resim: cf1dcfa29e3baa13243881a6a5e0b8b0.jpg]

Nasıl boyayım derken bir arkadaş plasti dip sökülebilir sıvı plastik boya önerdi. Sıvı plastik atölyede vardı. Baktım iki tüp var. Aklıma yattığından plasti dip ile boyadım.
[Resim: c571273dddbf80fdc70280864eb35301.jpg]
[Resim: 1d51ced8400c2e0358ac3d6da65ed4ff.jpg]
[Resim: ce15adc0a08ac93588fc02ac2014df04.jpg]
İlk tüp bitince ikinci tüpü açtım. Baktım meğer ise şeffaf renkmiş ve bana kapatmak için ikinci tüp siyah gerekli idi. Ertesi gün alırım diyerek o gün için paydos ettim. Ertesi gün , sanayi ve çevredeki diğer olası yerlere baktım ama yoktu. İnternet üzerinden sipariş verip beklemek istemedim. Bir de plasti dip boya tahmin ettiğim gibi çıkmadı. Kuruması uzun çekiyor galiba. Bagajı içeri alırken boya çizilmiş. Ben de Koçtaş’tan bagajın kendi renginde boya alıp siyahın üstüne attım.
[Resim: 1db86819488e4f1da7649dafbc81e87a.jpg]
[Resim: af928bce0875319188ff0495789280b0.jpg]
[Resim: 81354204567c85c2c166c57f1ee3ac32.jpg]
Kaza sırasında, ara atkılar da bel vermişti. Arkadaşlarla yaptığım istişarede alüminyum atkının kanallarını kum ile doldurup düzeltmeğe karar verdim. Atkı markası Turtle, belki sadece atkıyı almak ucuza mal olur diye firmayı aradım. Sadece alüminyum parçayı almak istersem ikisine 300 lira dedi firma. Alüminyum toptancılarına baktım, sattıkları bir profil değil ama elimdeki numuneden boyunun bulsam bile 500-600 liraya mal olacağını söylediler. Turtle’nin yetkilisi ve alüminyum toptancısı, eğer kum koyarak düzeltirsem atkının mukavemetine zarar vermeyeceğimi teyid etti.
Sahile inip plajdan bir küçük kova kum aldım.
[Resim: 23c5267340e6ce4d0f9bdd3f64cdb772.jpg]
[Resim: 827dd2e78912c23bdbfe2e9262e0d859.jpg]
[Resim: 5724150b4ccbd975fe4d427978518d49.jpg]
[Resim: fd320134ce50a277d755ee8dec2a8cde.jpg]
[Resim: 26b20c773d9b6d4e23b3624743564171.jpg]
[Resim: cbc9f56f48391295758521dc64eb5e04.jpg]
Atkının kanallarına kum doldurup basınçla dışarı dökülmesin diye atkı bağlantı aparatlarını geri taktım. Atkıyı iki tahta parçası ile yükseltip 3 işkence ile ilk önce bel verdiği yerin merkezinden diğer iki işkenceyi de merkezdeki işkenceye yakın aynı mesafeden sıkarak atkıları düzelttim.
[Resim: ee73bd58f84ef968aa6ca1f1cb4f0719.jpg]
[Resim: 377dce0287616ba6206b54471d7e81d9.jpg]
[Resim: 3853d75c5acbd5676eefaf53fb5e47f3.jpg]
[Resim: 4d951ac92edb425e8a03007f69eb81d5.jpg]

Karşıdan bakınca hala bel vermiş gibi durması göz yanılması, hem sepet hem bagajın bir köşesi bağlantı ayaklarına bastığından hafif yukarda kalmakta. Böyle olunca merkeze doğru çukurmuş gibi görünmekte.
Bu arada, alüminyum sepetin bağlantı aparatının lamalarını alüminyumdan kesmiştim. Somun ve pullar galvanizli. Sökerken , alüminyum lamaya değen galvanizli parçaların paslandığını gördüm. Demekki, alüminyum ve çinko birbirini sevmiyor. Alüminyum lamaları ve diğer alüminyuma değen galvanizli parçaları boyayarak yalıttım. Bu yalıtımın galvanizli parçaları koruyacağını ümit ediyorum.
İş bitti, evet tamir ettim. Artık kaporta kırık değil. Hatta alttan bir kat, üstten iki kat epoksi ve cam elyafı ile orijinalinden çok daha sağlam oldu. Ama yüzey yeterince parlak olmadığı için dışardan dikkatli bakınca tamirli olduğu belli. Tampon tamiri yapan ustaların “ bu tamir olmaz” demelerindeki kastı anladım. Elimde macun olmasına rağmen kaportanın çalışması ile kırılır endişesinden tüm kapladığım yüzeyi macunlamamıştım, duruma göre eğer macun çektiğim yerde bir çatlama falan olmaz ise yaza doğru tüm tamirli yüzeye macun çekip boyayabilirim. Bakalım kış nasıl bir etki yapacak kaportaya. Su sızdırmazlığından en ufak endişem yok, ama rüzgar, yağmur, kar ve güneşin etkisinin ne olacağını bekleyip göreceğim.
Maliyeti: 3 metrekare dokuma elyaf, 1 litre kadar epoksi. 100 gram kadar plastik macun ve 3 tüp gri 1 tüp siyah boya. Siyah boyayı A101’den almıştım 10 lira. 3 tüp gümüş gri Koçtaştan 90 lira. Epoksi, elyaf ve macun daha önceden olduğundan şu anki fiyatlarını bilmiyorum.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Ek: Plastik yüzeyi boyamak için plastik astarı atılmak zorunda boyadan önce. O astardan da daha önceden vardı. 3-4 sene önce plastik yüzeye boya ile bir şeyler yazmam gerekti. Bu astarı sürüp, üzerine akrilik boya attım. Boya deniz suyu, güneş ve doğanın diğer aşındırıcı ve yıpratıcı etkisine rağmen sapa sağlam. Burada da, elyaf kaplamadığım plastik yüzeye elimdeki astarı sıktım. Kendisi uygulamak isteyenleri yanlış yönlendirmemek adına ekledim

Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Geçmiş olsun hocam. Sonuca bakınca eldeki imkanlarla en uygun şekilde halletmişsiniz. Allah tekrarını yaşatmasın.
Geçmiş olsun Nuri abi. Port bagaj tamiri bence gayet iyi olmuş. Bireysel yapılabilecek en üst seviye işi yapmışsın. Tavsiyem kışı beklemeden üzerine çelik macun çek abi. Rengi gridir içinde elyaf parçaları vardır. Yalnız ince çek çünkü zımpara ile yüzeyi düzeltmek çelik macunda çok fazla yorucu oluyor. Gülücük
Mehmet bey, port bagaj kaportası çok esnek bir yüzey. Hal böyle olunca sert malzeme ile kaplasam, kapladığım malzeme kırılır diye düşünüyorum. Plastik macunu araç tamponuna uygulanmakta. Böyle ise esnek bir malzeme olsa gerek. Şimdilik bekle gördeyim. Nasıl olsa malzeme hazır, su alma ve kırılma tehlikesi de yok, macuna bir şey olmaz ise tüm tamirli sathı yeniden macunlayabilirim.
Elinize sağlık, elyaf da güzel çözümmüş. Ama ben naçizane plastik tamiri için S şeklinde zigzag yapılmış teli havya ile ısıtıp plastiğe gömerek tamir yapıyorum, evde ekmek yapma makinesinin kapağında başlayıp bir çok eşyada kullandım oldukça sağlam dikiş atıyor plastiğe. Bu işlere bulaşınca zımpara makinesinde şart macun astar boya vs pürüzsüz yüzey sever.
Ama tabi cam elyaf ve epoksi de bayağı köklü bir çözüm olmuştur inşallah. Plastik tamiri ciddi bir iş çünkü diğer işlere benzemez. Güzel iş çıkarmışsın tebrikler.
Geçmiş olsun. Güzel iş çıkarmışsınız
Gecmis olsun. Cok iyi is hocam.


Sent from my iPhone using Tapatalk
Her aşamada resim çekmeyi ihmal etmemek bunu sürekli akılda tutmak da ayrı mesele cidden.
(31-10-2021, Saat: 20:04)Nuri_Kongur demiş ki: [ -> ]Geçenlerde kızımla pazara gittik. Domates alıyoruz, vatandaşın teki pazarcıya sordu “bahçe domatesi mi bu?” Pazarcı “Elbet abi” dedi. Adam o zaman “bana çatı domatesi ver” dedi. Kızımla ben bakışıp gülüştük. Adam “ domates bu ya bahçede ya tarlada yetişecek, siz pazar esnafının edebiyatına bayılıyorum böyle “ diye ekledi.
Dönerken kızıma anlattım eskiden sera domatesi olurdu. Tatsız güneş görmediğinden. Ondan ayırmak için pazarcılar “bahçe domatesi” derdi. Tabi şimdi teknoloji gelişti, sera domatesi eskisi gibi tatsız değil hatta bazen daha lezzetli ama o zamandan bu zamana “bahçe domatesi” veya “tarladan” ibaresi kaldı.
3 hafta kadar önce , basiretim bağlandı ve bir alt geçite girerken ne kadar alçak olduğuna aymayıp girdim. Çok yavaş olduğumdan port bagajdan gelen gürültüyü duyar duymaz frene bastım. Yavaşça geri çıktım sonuç bu idi.
[Resim: c73f514cff672ffa77401ad373cb04b3.jpg]
[Resim: 6fb7cf90c5039c2e419323fac5cbd892.jpg]

Alt geçit ise bu
[Resim: 60d44fb998e2dbfc590a935dd9449fa7.jpg]
[Resim: b315e8cc61f90afc060b1a8619f1f429.jpg]

Çok canım sıkıldı. Oluşan zararı geçtim, port bagajı çok aramıştım. Bu tip uzun dar bagaj Türkiye’de üretilen bir model değil. Ancak yurt dışından getirmiş birisinden alabiliyorsunuz. Benim bagaj thule üretimi ve ikinci eli bile pahalıydı. Eve de 30 km var, bagajın içi dolu kamp malzemeleri ile. Eve ancak D100 karayolundan gidebilirim. Dedim ya canım sıkkın, yaktım dörtlüleri bagajdaki malzemeler uçmasın bari diye yavaştan yavaştan eve doğru yola çıktım.
Yolumun üstünde İzmit sanayisi var, oraya girip tampon tamir eden bir iki tamirhaneye sordum kaça olur diye. İkisi de “bu tamir olmaz” dedi. Olmazdı, ama kırıkları kaynattırmak istersem 1000 lira, tamir etmeğe müsait hale getirmek için 500 lira istediler. Her iki ücret de ödemek istediğimden fazla idi. Elbette, ben daha önce yaptığım 2500 liralık masrafın üzerine ekleyerek maliyet hesabı yapıyordum ve port bagajın maliyeti çok yükseliyordu.
Eve geldim. Hanım okuldan gelirken gördü durumu, o da üzüldü. İkimiz de seviyorduk port bagajın bize sunduğu imkanı. Canımız sıkıldığında çık bir yerlere, aç sandalyeleri ve masayı, demle çayı, çevreyi dinle, çayını iç muhabbetini et, huzuru bul.
Port bagaj fiyatlarına baktım, tipik ben ararken hep karaborsa fiyatına satılır. Neyse bunu tamir edeyim bari dedim. Olmaz ise en fazla emeğim ve biraz malzeme zayi olur.
[Resim: 2449edffb2af5537cf032b8047528758.jpg]
[Resim: 87c565c0715d90c604f38efbb9730337.jpg]
[Resim: 8194675b94091fde08773c35b14b2088.jpg]
[Resim: 18e43e2691a80628ac16a0d09de4ca52.jpg]
[Resim: 018c2297255ee4e2910e6fd7d39c3e36.jpg]
[Resim: 20a062848a520b411f3b473c95ca63a0.jpg]
[Resim: 537e6be8870404e1bcf8c03a8438cb67.jpg]
[Resim: 8cc35856a374b5181579bd260657c9a7.jpg]
[Resim: a700b9e28c7262c8005cf3a872578ad0.jpg]
İlk önce ayrılmış parçaları tel zımba ile birleştirdim. İlk yaptığımda bagajın dışından zımbalamıştım. Baktım arkasından daha kısa bacaklı tel ile zımbalayabiliyorum, dışardan olan telleri söküp içerden zımbaladım. Sonra ilkin iç cepheden sonra dış cepheden cam elyafı ve epoksi ile kapladım. Kopuk kaporta parçalarını dış cepheyi kaplamadan önce bir kaç kat elyaf ile doldurup epoksi sürdüm.
[Resim: df35005ba6fac1c0ba2f839c091b5157.jpg]
[Resim: d273a833f9504911a14bf20af10f7ff1.jpg]

Sonra, elimde var olan plastik macunu ile boşlukları tesfiye ettim. Birleşme yerlerini de macun ile tesfiye edip zımparaladım. Macun konusuna biraz çekingen duruyordum. Kalın atılan macun, çalışan yüzeyde kırılıp ayrılma riski var. Gerçi ilk kez plastik tampon macunu kullanıyorum. Uzun vadede ne olur görmedim.
[Resim: 4f8eadac17d784e8eb6b4aaf1a31157b.jpg]
[Resim: 77c7117a8a1eccf176736314c9e6b06f.jpg]
[Resim: 4acd6b16a48b2a9ca0583828c2143124.jpg]
[Resim: 73d4f19578b2f48c2320ece3ae53bebb.jpg]
[Resim: c090de502b5eca5a8f610aea519885b6.jpg]
[Resim: cf1dcfa29e3baa13243881a6a5e0b8b0.jpg]

Nasıl boyayım derken bir arkadaş plasti dip sökülebilir sıvı plastik boya önerdi. Sıvı plastik atölyede vardı. Baktım iki tüp var. Aklıma yattığından plasti dip ile boyadım.
[Resim: c571273dddbf80fdc70280864eb35301.jpg]
[Resim: 1d51ced8400c2e0358ac3d6da65ed4ff.jpg]
[Resim: ce15adc0a08ac93588fc02ac2014df04.jpg]
İlk tüp bitince ikinci tüpü açtım. Baktım meğer ise şeffaf renkmiş ve bana kapatmak için ikinci tüp siyah gerekli idi. Ertesi gün alırım diyerek o gün için paydos ettim. Ertesi gün , sanayi ve çevredeki diğer olası yerlere baktım ama yoktu. İnternet üzerinden sipariş verip beklemek istemedim. Bir de plasti dip boya tahmin ettiğim gibi çıkmadı. Kuruması uzun çekiyor galiba. Bagajı içeri alırken boya çizilmiş. Ben de Koçtaş’tan bagajın kendi renginde boya alıp siyahın üstüne attım.
[Resim: 1db86819488e4f1da7649dafbc81e87a.jpg]
[Resim: af928bce0875319188ff0495789280b0.jpg]
[Resim: 81354204567c85c2c166c57f1ee3ac32.jpg]
Kaza sırasında, ara atkılar da bel vermişti. Arkadaşlarla yaptığım istişarede alüminyum atkının kanallarını kum ile doldurup düzeltmeğe karar verdim. Atkı markası Turtle, belki sadece atkıyı almak ucuza mal olur diye firmayı aradım. Sadece alüminyum parçayı almak istersem ikisine 300 lira dedi firma. Alüminyum toptancılarına baktım, sattıkları bir profil değil ama elimdeki numuneden boyunun bulsam bile 500-600 liraya mal olacağını söylediler. Turtle’nin yetkilisi ve alüminyum toptancısı, eğer kum koyarak düzeltirsem atkının mukavemetine zarar vermeyeceğimi teyid etti.
Sahile inip plajdan bir küçük kova kum aldım.
[Resim: 23c5267340e6ce4d0f9bdd3f64cdb772.jpg]
[Resim: 827dd2e78912c23bdbfe2e9262e0d859.jpg]
[Resim: 5724150b4ccbd975fe4d427978518d49.jpg]
[Resim: fd320134ce50a277d755ee8dec2a8cde.jpg]
[Resim: 26b20c773d9b6d4e23b3624743564171.jpg]
[Resim: cbc9f56f48391295758521dc64eb5e04.jpg]
Atkının kanallarına kum doldurup basınçla dışarı dökülmesin diye atkı bağlantı aparatlarını geri taktım. Atkıyı iki tahta parçası ile yükseltip 3 işkence ile ilk önce bel verdiği yerin merkezinden diğer iki işkenceyi de merkezdeki işkenceye yakın aynı mesafeden sıkarak atkıları düzelttim.
[Resim: ee73bd58f84ef968aa6ca1f1cb4f0719.jpg]
[Resim: 377dce0287616ba6206b54471d7e81d9.jpg]
[Resim: 3853d75c5acbd5676eefaf53fb5e47f3.jpg]
[Resim: 4d951ac92edb425e8a03007f69eb81d5.jpg]

Karşıdan bakınca hala bel vermiş gibi durması göz yanılması, hem sepet hem bagajın bir köşesi bağlantı ayaklarına bastığından hafif yukarda kalmakta. Böyle olunca merkeze doğru çukurmuş gibi görünmekte.
Bu arada, alüminyum sepetin bağlantı aparatının lamalarını alüminyumdan kesmiştim. Somun ve pullar galvanizli. Sökerken , alüminyum lamaya değen galvanizli parçaların paslandığını gördüm. Demekki, alüminyum ve çinko birbirini sevmiyor. Alüminyum lamaları ve diğer alüminyuma değen galvanizli parçaları boyayarak yalıttım. Bu yalıtımın galvanizli parçaları koruyacağını ümit ediyorum.
İş bitti, evet tamir ettim. Artık kaporta kırık değil. Hatta alttan bir kat, üstten iki kat epoksi ve cam elyafı ile orijinalinden çok daha sağlam oldu. Ama yüzey yeterince parlak olmadığı için dışardan dikkatli bakınca tamirli olduğu belli. Tampon tamiri yapan ustaların “ bu tamir olmaz” demelerindeki kastı anladım. Elimde macun olmasına rağmen kaportanın çalışması ile kırılır endişesinden tüm kapladığım yüzeyi macunlamamıştım, duruma göre eğer macun çektiğim yerde bir çatlama falan olmaz ise yaza doğru tüm tamirli yüzeye macun çekip boyayabilirim. Bakalım kış nasıl bir etki yapacak kaportaya. Su sızdırmazlığından en ufak endişem yok, ama rüzgar, yağmur, kar ve güneşin etkisinin ne olacağını bekleyip göreceğim.
Maliyeti: 3 metrekare dokuma elyaf, 1 litre kadar epoksi. 100 gram kadar plastik macun ve 3 tüp gri 1 tüp siyah boya. Siyah boyayı A101’den almıştım 10 lira. 3 tüp gümüş gri Koçtaştan 90 lira. Epoksi, elyaf ve macun daha önceden olduğundan şu anki fiyatlarını bilmiyorum.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Ek: Plastik yüzeyi boyamak için plastik astarı atılmak zorunda boyadan önce. O astardan da daha önceden vardı. 3-4 sene önce plastik yüzeye boya ile bir şeyler yazmam gerekti. Bu astarı sürüp, üzerine akrilik boya attım. Boya deniz suyu, güneş ve doğanın diğer aşındırıcı ve yıpratıcı etkisine rağmen sapa sağlam. Burada da, elyaf kaplamadığım plastik yüzeye elimdeki astarı sıktım. Kendisi uygulamak isteyenleri yanlış yönlendirmemek adına ekledim

Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi


Geçmiş olsun hocam. Port bagaj hangi model ??


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Nuri hocam gecmis olsun. maalesef arac yuksekligi unutuldugunda bazi alt gecitlerden gecmek kotu sonuclar dogurabiliyor. Turkiye de ana yollar (karayollarinin yetki alani) haricindeki yollarda yukseklik ibaresi tutmayabiliyor.

Sizin port bagaj konusuna donersek, eger kapagi tekrar orjinaline yakin sekilde yapabildiyseniz; kapagin kalibini cikartip, sifirdan daha saglam kapak yapabilirsiniz. Hatta, forumda bu bagajdan isteyen arkadaslar varsa, bir araya gelip kalibini cikartabilirsiniz. Cikarttiginiz kalipta birkac degisiklik yapmayi unutmayiniz. aksi halde sikayet uzerine telif hakkindan sorun yasanilabilir. olculerini birazcik degistirebilir ve birkac ozellik ekleyebilirsiniz.

@nitro37 aslinda boyle organizasyonlar da yapabilirsin. DIY bulusmasi. belki bu sayede eli yatkin olup da kendine guveni olmayan arkadaslar icin on ayak olup, bir is kolu bile ortaya cikabilir.
Sayfa: 1 2